30 Temmuz 2012 Pazartesi

Patlıcanlı Salata


Herkese bir ay aradan sonra merhaba.  İş yoğunluğu, uzun süren iş  yolculukları nedeniyle bir aydır blogumla ilgilenme şansım olmadı ama artık döndüm ve buradayım. Öncelikle herkese Hayırlı Ramazanlar dilerim. Bu arada yokluğumda beni merak edip soran herkese teşekkür ederim.  Aşırı sıcakların devam etmesi nedeniyle evde ağır yemekler yenilmiyor ve   salata türü yiyecekler tercih ediliyor. İftar için güzel bir salata alternatifi olacak bu tarifimin baş kahramanı patlıcan . Patlıcan bizde oldukça fazla tüketilir. Geçtiğimiz yıl tarifini verdiğim  Fesleğenli patlıcan çorbası, deniz ürünlü karnıyarık,  patlıcan köftesi,  islim kebabı, Patlıcanmusakka, domatesli ızgara patlıcan, imambayıldı, karnıyarık,  aklıma ilk gelen patlıcan tariflerim. Bu salata tarifimde en büyük özellik patlıcanın buharda pişirilmesidir. Buharda  pişen patlıcanın o nefis tadı salataya farklı bir lezzet katıyor. Patlıcan kızartılmadığı için son derece sağlıklı ve hafif oluyor bu nedenle özellikle iftar da  mideye rahatsızlık vermiyor.
Malzemeler: (malzemeleri istediğiniz kadar kullanabilirsiniz)
  Patlıcan
Kıvırcık yeşil salata
Domates
Salatalık
Sarı dolmalık biber
Kırmızı dolmalık biber
Yeşil sivri biber
Taze soğan
Taze reyhan
Maydanoz
Dereotu
Taze nane
Limon
Zeytinyağı
Tuz
Hazırlanışı:
Patlıcanlar ayıklanıp, yıkanır ve alacalı şekilde soyulurlar. Çok küçük olmayacak şekilde bölünüp tuızlu suda bekletilirler. Diğer tarafta tüm salataya konulacak malzemeler  iyice yıkanır ve doğranırlar.(Salataya istediğiniz başka malzemeler de katabilirsiniz) Tuzlu sudan çıkarılıp yıkanan ve kağıt havlu ile kurulanan patlıcanlar buhar makinasında çok hafif pişirilirler. Tüm salata malzemesi ve patlıcanlar bir kaba konulurlar. Limonun suyu, zeytinyağı ve tuz bir kapta iyice karıştırılıp, salatanın sosu hazırlanır ve salataya dökülür. Salata ve sosu iyice karıştırılıp harmanlanır.  Servis tabağına alınıp, servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

Knorr Ramazan Paketi

Haftasonu Knorr'dan çok güzel bir Ramazan Paketi ulaştı. Paketin içinde Knorr'un yeni ürünleri bulunuyordu. Son günlerde reklamlarda gördüğüm Valide Sultan Çorbası, Kazdağı Çorbası, Et Çeşnisi ve Etsiz Çiğ Köfte Harcı bunlardan bazıları. Özellikle çorbaları hemen deneyeceğim.
Teşekkürler Knorr.

Porland Porselen, İftar Sofraları İçin Saraylara Layık Bir Koleksiyon Sunuyor “Çırağan Koleksiyonu”


Porland, Ramazan ayı için; 17. yüzyılda İstanbul’un Kazancıoğlu Bahçeleri olarak bilinen Çırağan Sarayı’nın muhteşem ihtişamını ve görkemini “Çırağan Koleksiyonu” ile evlerinize taşıyor.
Altın ve nadide çiçek desenleriyle Çırağan Sarayı’nın bahçelerinden esinlenerek hazırlanan koleksiyon, eşsiz parçalar sunuyor. Şık davet sofralarında ihtişamıyla göz dolduran “Çırağan Koleksiyonu”, takım halinde satılmanın yanı sıra tek parça halinde de satın alınabiliyor. Sert porselen kalitesiyle sofralarınızı saray bahçesine dönüştüren bu eşsiz koleksiyon, sırüstü işlemeleri sebebiyle daha uzun ömürlü olması adına sadece elde yıkanması öneriliyor.
 Sarayların ışıltı ve ihtişamını yansıtan desenleriyle iftar sofralarını süsleyecek olan “Çırağan Koleksiyonu” ve Porland’ın birbirinden şık diğer koleksiyonları Porland mağaza ve satış noktalarında sizleri bekliyor.
Porland, Ramazan’a özel fırsatlar sunuyor!..
Porland’ın Ramazan ayına özel fırsatları devam ediyor. Porland’ın www.facebook.com/porlandkurumsal sayfası, Ramazan ayı süresince ünlü şeflerin özel tariflerini sunuyor. Şeflerin birbirinden özel ve lezzetli tarifleri ile sofralarınız, yeni tatlarla zenginleşiyor.
 İftara özel tariflerle sofralara lezzet getiren Porland, Ramazan ayında da devam edeceği “Balerinli Günler” % 30 indirim fırsatı ile keyifli bir alışveriş fırsatı sunuyor.
 Porland’ın Ramazan ayına özel fırsatlarından yararlanarak muhteşem sofralar hazırlamak için Porland mağazalarına uğramanız yeterli…


Ramazan ayının ilk tarifi: Executive Chef Ali Açıkgül
BADEM EZMELİ PESTİL SARMASI
Malzemeler:
·        500 gr süt
·        100 gr şeker
·        30 gr nişasta
·        30 gr un
·        1 paket Vanilya
·        1 fincan badem tozu
·        500 gr ince dut pestili

Hazırlanışı:
Bütün malzeme ocağa koyularak devamlı olarak karıştırılır. Koyu kıvam aldığında içine badem tozu katılır.  Yumuşatmak için ılıştırılan pestillerin içine bu harç koyularak rulo halinde sarılır. Dolapta iki saat bekletildikten sonra dilimlenerek servis edilir.

Temizlikte şimdi Tursil Jel Var

Temiz ve mis gibi kokan çamaşırlar, tüm hanımların gurur kaynağı… İster ev hanımı ister çalışıyor olsun, hanımlar çamaşırda kusursuz temizlikten ve temizliğin çiçek kokusundan vazgeçmiyor. Tüm dünyada, çamaşır ve ev bakımı, kozmetik/kişisel bakım ve yapıştırıcı teknolojileri olmak üzere üç iş alanında lider marka konumunda bulunan ve birbirinden önemli markalarıyla Türkiye’de birçok yeniliğe imza atan Henkel, şimdi yeni ürünü Tursil Jel ile hanımların çamaşırda tüm beklentilerini fazlasıyla karşılıyor. Tursil Jel Sıvı Çamaşır Deterjanı, sıvı formülü sayesinde hem renklilerde hem de beyazlarda güçlü performans sağlıyor. Mükemmel kokusu, çamaşırlarınızı leylak ve kır bahçelerinin ferahlığı ile buluşturuyor.

            Henkel, Tursil Jel ile Türk hanımlarına mükemmeli sunuyor…

     Sıvı deterjan pazarının lider markalarından Henkel, çamaşırda büyük kolaylıklar sağlayacak yeni ürünü Tursil Jel Sıvı Çamaşır Deterjanı ile önce hanımları düşünüyor. Tanıtımı “Yuvanızın Baş Tacına Yakışan Mis Gibi Temizlik” sloganı ile gerçekleştirilen Tursil Jel, yapılan yıkama testlerinde gösterdiği güçlü performans ile öne çıkıyor. Ürün, hem renklilerde hem de beyazlarda gücünü gösteriyor. İçerdiği optik beyazlatıcılar sayesinde renklileri ağartmadan pırıl pırıl yaparken, beyazlarda da üstün performans sağlıyor. Böylece hanımlar, renklilerde ve beyazlarda aynı deterjanı kullanmanın rahatlığını yaşıyor. Tursil Jel, sevilen leylak ve taze kır çiçeklerinin kokularını da doğadan çamaşırlarınıza ve evinize getiriyor. Çamaşırlarınızdan yayılan büyüleyici temizlik kokusu evinize bahar tazeliği getiriyor. Tursil Jel, uygun fiyatı ile sadece temizliğin değil, bütçesinin hesabını yapanlar için de en doğru seçim olduğunu kanıtlıyor. Ürünün en önemli özelliklerinden biri ise kalıntı bırakmayan sıvı formülü… Tursil Jel, sıvı formülü sayesinde çamaşır makinesinde toz deterjanların bıraktığı gibi kalıntı bırakmazken, çamaşırlar üzerinde toz kalıntısı problemini de ortadan kaldırıyor. 

Koroplast’ın Ramazan’ı Tatlandıran Kampanyası



Yenilikçi ürün ve çözümleriyle 30 yıldır tüketicilerinin içini rahat ettiren Koroplast, Carte d’Or kakaolu puding ile hazırlanan tatlı tarifleri kitapçığı ve Carte d’Or kakaolu puding ile Ramazan sofralarınızı tatlandırıyor!

Ramazan ayı boyunca Koroplast’ın 1 adet yağlı pişirme kağıdı ve 15 metre streç film içeren hediyeli paketinden alan herkes Carte d’Or kakaolu puding sahibi olacak. Ayrıca Koroplast ürünleri ve Carte d’Or ile hazırlayabileceğiniz tatlı tarifleri kitapçığı da hediye edilecek. 




Kampanya kapsamında, Koroplast’ın 3 adet buzdolabı poşeti içeren hediyeli paketinden alan herkes, Arbella makarna sahibi olacak. İçindeki Koroplast Yağlı Pişirme Kağıdı ile hazırlayabileceğiniz Patlıcan Beğendili Fırın Makarna tarifini de deneyebilirsiniz.

 PUDİNGLİ GÜLLAÇ
4 Kişilik / Pişirme Süresi: 20 Dakika

Malzemeler:
·      200 gr güllaç
·      90 gr toz şeker
·      1 paket Carte d’Or Kakaolu Puding
·      100 gr tuzsuz badem
·      40 gr iç soyulmuş Antep fıstığı
·      Arzuya göre taze meyve

Hazırlanışı:
·      Bademleri küçük bir kaba koyup üzerlerine sıcak su ekleyin. Koroplast Streç Film ile kaplayıp, kabuklar ayrılana kadar bekleyin.  Koroplast Yağlı Pişirme Kağıdı’na yaydığınız tepsinize bademleri koyun. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırınınızda ortalama 10 dakika süre ile bademlerin renkleri hafifçe dönene kadar fırınlayıp soğumaya bırakın. Soğuyan bademleri, kesme tahtasında uzunlamasına kesin.
·      İç Antep fıstıklarını Koroplast Buzdolabı Poşeti’ne koyun ve un haline gelene kadar ezin.
·      500 ml sütü Puding ile tencereye koyun.  Koyulaşana kadar sürekli karıştırarak pişirin. Üzerini kaymak tutmaması için Koroplast Yağlı Pişirme Kağıdı ile kaplayıp ılınmaya bırakın.
·      400 ml sütü tencereye koyup şeker eriyene kadar ısıtıp ateşten alın. Güllaçları yaprak yaprak süte batırıp ıslatın. Porsiyonluk kapları Koroplast Streç ile kaplayın.
·      Islanmış birkaç yaprağı kaplara paylaştırın. Muhallebiyi ve bademleri güllaçların üstüne paylaştırın. Kalan yaprakları da sütle ıslatıp, muhallebilerin üstüne kat kat koyun.
·      Kalan sütü üstlerine ekleyip, streçlerin üstünü kapatıp buzdolabında soğumaya ve sütleri çekmeye bırakın.
·      Servisten önce streçleri tek tek açıp spatula ile servis tabağına alın. Antep fıstıkları serpin, arzuya göre taze meyvelerle süsleyerek servis yapın.



27 Haziran 2012 Çarşamba

Bafra-Pide, Bal Kaymak, Lokul

Herkese merhaba. Geçtiğimiz hafta gittiğim Samsun'un güzel ilçesi Bafra'dan sizlere güzel tatlar getirdim. Öncelikle böyle seyahatlerin en kötü yanı yıllardır bildiğiniz(bildiğinizi sandığınız) lezzetleri gerçek yerinde yediğinizde aslında o zamana kadar bu lezzeti hiç tatmadığınızı öğrenmektir. Bafra 'da da böyle oldu. Meşhur Bafra pidesini yerinde tadınca inanamadım ve biz İstanbul'da Bafra pidesi olarak ne yiyormuşuz? dedim. Pidenin hamurunun inceliğine, çıtırlığına hayran kaldım ayrıca pidelerde kullanılan etlerin ve peynirin tadı bambaşkaydı. 
Bafra'ya yolunuz düşerse ve merkezdeyseniz size mutlaka Halil Usta Pide Salonuna gitmenizi öneririm. Pekçok çeşit pidenin, kebabın ve yemeğin yapıldığı bu salondaki her pide ayrı bir lezzet.
Kapalı pide olarak da istenen Kıymalı pide benim favorim oldu.
Üzerine yumurta kırılarak sunulan pastırmalı pide,
Tüm tatları birarada barındıran karışık pide de  mutlaka tatmanız gereken pidelerdir. 
Bu güzel lezzetleri tadıp, gerçek Bafra pidesini yemek isterseniz Halil Usta'ya uğramayı unutmayın. 
Halil Usta:Tabakhane mah.Emirefendi cad.Bafra. tel: 542 74 75
Bafra'nın ne yazık ki genelde sadece pidesini biliyoruz. Meşhur Bal Kaymak dondurmasını  kaç kişi biliyor acaba? Bence Maraş'ın dondurması kadar güzel ve tadılmayı hak eden bir dondurma. Bu dondurmanın diğer dondurmalardan farkı: Normalde dondurmalar sütten yapılırken Bal Kaymak uzun süre kaynatılan sütün kaymağından yapılıyor. Bu da tadına bambaşka bir lezzet katıyor. Pekçok çeşidi olan bu dondurmanın en sevilen çeşidi cevizli ve ballı olanıymış. Bu dondurmanın bir başka özelliği de  dondurmaya gül şekli verilerek servis edilmesiymiş. Ne yapın edin bu sıcak günlerde mutlaka bu dondurmayı deneyin derim.(İstanbul'da bazı yerlerde satılıyor ama tadı aynı mı bilemem)
Bafra'da yeni bir tat ile de tanıştım. Lokul.  Mayalı hamurdan içine çeşitli katık konulup hazırlanan bir tür çörek. En sevilen ve meşhur olanı içine ceviz ve üzüm konularak yapılanıymış. Ben de onu tattım. Eskiden sadece bayramlarda yapılan bu güzel lezzet zamanla günlük hayatın içine girmiş ve günümüzde pastanelerde satılan Bafra'nın en meşhurları arasında yerini almış. Mavi Bayrak almayı hedefleyen ve ürünlerinde hiçbir katkı maddesi kullanmayan Sönmezler Unlu Mamuller Fırınında tattığım bu güzel çörekten alıp, İstanbul'a da getirmek istedik ama yolda hepsi bitirildi.
Ülkemizin her yeri kendi içinde halen keşfetmediğimiz lezzetleri barındırıyor bu lezzetleri  keşke hepimiz bilsek ve bu lezzetler hak ettikleri öneme ve takdire bir an önce ulaşabilseler. Bafra'da bu yerlerden biri olup bu güzel tatları içinde barındırıyor.
AFİYET OLSUN.


17 Haziran 2012 Pazar

Taze Reyhanlı Erişte Salatası

Çok sıcak bir Pazar gününden herkese merhaba. Ani bastıran sıcaklar nedeniyle evde ağır yemekler yenmiyor ve özellikle akşam yemeğinde salata tercih ediliyor. Bugün taze reyhanın işin içine karışmasıyla bambaşka bir tazeliğe ve lezzete bürünen bir salata tarifim var. Salatanın malzemelerine zevkinize göre pek çok ekleme yapabilirsiniz.
Afiyet olsun.
Malzemeler:(Miktarları istediğiniz kadar ayarlayabilirsiniz)
Kıvırcık salata
Haşlanmış erişte
Dereotu
Maydanoz
Taze soğan
Domates
Salatalık
Sivri Biber
Taze reyhan
Limon suyu
zeytinyağı
tuz
Hazırlanışı:
Tüm yeşillikler yıkanır ve ince ince doğranır. Bir kabın içerisine konulur.Küçük küçük doğranan domates, sivri biber, taze soğan ve haşlanmış erişte de kaba ilave edilir. Ayrı bir yerde limonun suyu, zeytinyağı ve tuz karıştırılıp salatanın sosu hazırlanır. Salatanın üzerine sos dökülür ve hepsi iyice karıştırılır. Salata servis tabağına alınır ve salatanın üzerine ince ince doğranmış olan taze reyhan konulur ve servis edilir.
AFİYET OLSUN.


7 Haziran 2012 Perşembe

Back -Up Dünyası Haftanın Konuk Blogu

Back -Up Dünyası haftanın konuk blogu bölümünün bu haftaki konuğu Alternatif Mutfak oldu. Röportajımı okumak isteyenler aşağıdaki linke tık tık.

http://www.backupdunyasi.com/back-up-dunyasi-haftanin-konuk-blogu-alternatifmutfak-blogspot-com/

5 Haziran 2012 Salı

Caprese

Yaz birdenbire sıcaklarla kendini hissettirdi bu nedenle bugün sıcak havalarda  en güzel yemek alternatifi olan  hafif, lezzetli bir  salata tarifi vereceğim. Caprese İtalyanların meşhur bir salatası olup  en büyük özelliği  İtalyan bayrağının renklerine (yeşil, kırmızı,beyaz) sahip malzemelerden yapılmış olmasıdır. Geçen yaz İtalya'ya gittiğimizde her öğün mutlaka soframıza istediğim bu salatanın tarifinden önce İtalyanlardan öğrendiğim bazı özelliklerini sizinle paylaşmak istiyorum.Salatada domates seçimine çok önem veriyorlar  domates olgun olacak ama fazla yumuşamış olmayacak ve rengi tam kırmızı olacak. Zeytinyağı olarak çok iyi bir zeytinyağı kullanıyorlar.
Malzemeler:
Domates (istenilen miktarda)
mozzarella peyniri (istenilen miktarda)
taze fesleğen yaprakları
sızma zeytinyağı
az miktarda yeşillik(isterseniz kullanmayabilirsiniz)
çok az tuz
çok az karabiber
çok az kuru kekik
Hazırlanışı:
Doğranmış yeşillikler tabağın altına yayılır.(Yeşillikleri isterseniz koymayabilirsiniz) Domatesler ve mozzarella peyniri dilimlenir ve tabağa dizilir.Fesleğen yaprakları üstlerine  konulur. Sızma zeytinyağı üzerlerine gezdirilir. Tuz, karabiber ve kekik serpilir. Hemen taze taze servis yapılır.
AFİYET OLSUN
NOT: Fotoğraf İtalya'da yediğim salatanın fotoğrafıdır.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Enginar Salatası

Yazın en sevdiğim sebzelerin başında tartışmasız enginar gelir. Çoğu kişi bu sebzeyi ne yazık ki sevmiyor ama sağlığımıza bu kadar faydalı ve lezzetli olan enginarı tezgahlarda olduğu müddetçe soframdan eksik etmem. Klasik zeytinyağlı enginar  şekli dışında enginar kalpli patates salatası ve enginar yatağında karides  gibi farklı tariflerle de tükettiğim enginarın bugün yeşillikler dolu salatası var soframızda. Afiyet olsun.
Malzemeler:
2 adet enginar
1 su bardağı  mantar (dilimlenmiş)
1 demet maydanoz
1 demet dereotu
Sosu için
1 limonun suyu
Zeytinyağı
Tuz 
Hazırlanışı:
Ayıklanmış enginarlar limonlu suda hafifçe  haşlanır  ve iri iri doğranır. Haşlanmış mantarlar da doğranır. Enginarlar, mantarlar bir kaba alınırlar üzerlerine ince ince kıyılmış dereotu ve maydanoz da eklenir. Diğer tarafta zeytinyağı, limonsuyu ve tuz iyice karıştırılıp salatanın sosu hazırlanır. Sos salataya dökülür ve iyice karıştırılıp harmanlanır. Salata servis tabağına alınıp, servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Malatya -Beşkonaklar

                  Fotograf  www.beskonaklarmalatyamutfagi.com.tr  'den  alınmıştır.
Malatya’nın çok geniş ve özel bir mutfak kültürü, geniş bir yemek yelpazesi var ama ne yazık ki bunu yeterince   bilmiyoruz.  Malatya mutfağı ülkemizin  en zengin ve en lezzetli mutfaklarından biri.  Pekçok farklı  köfte yemeği, çeşitli   çorbası, sebze yemekleri, hamur işleri ve tatlıları   Malatya mutfağının  en önemli özelliklerinden. Malatya mutfağında  ana malzeme bulgur. Hem envai çeşit bulgur var, hem de bulgur yemeği. Malatyalılar  ortalama 100′den fazla bulgur yemeklerinin ve köfte çeşitlerinin olduğunu söylüyorlar. Ama  bence Malatya mutfağının en büyük özelliği yapraktan yapılan yemekler. Malatyalılar koyunun yediği her yapraktan yemek yaptıklarını belirtiyorlar kavak yaprağı hariç  zaten kavak  yaprağını koyun da yemezmiş.  Özellikle ayva yaprağı, kiraz yaprağı, dut yaprağı, fındık yaprağı ve fasulye yaprağıyla ince ince sigara gibi sarılıp, hafif ekşi ayranla pişirilen üzerine de tereyağında karamelize edilmiş kuru soğan-pul biber sosu eklenerek afiyetle yenen yaprak köftesi muhteşem.

Malatya’da bu güzel lezzetleri tatmak isterseniz size Beş Konakları öneririm. Bu konağın meşhur lezzetleri yanında ilginç de bir hikayesi var.

Yaklaşık 150 yıllık geçmişi olan Beşkonaklar,
tarihi sivil mimari örneklerinin yer aldığı Sinema Caddesi’nde bulunuyor. Restorasyon gören Beşkonaklar adlı sıra evlerde turizm ofisi, bir etnografya müzesi ve yöresel yemekler yapan bir lokanta bulunuyor.
Malatya Evleri olarak da bilinen yan yana beş konağın restorasyonu tamamlandıktan sonra, içlerinden biri “Malatya Mutfağı” olarak işletilmek üzere açık artırmayla ihale edildi. İhaleyi Umut Sözen kazandı. Sözen, konakta geçmişte ailesinin yaşadığını bu ihale sayesinde öğrendi.
Umut Sözen. “İhale açılınca konağa incelemeye gittiğimizde babam, bu evde doğduğunu söyledi. Hemen eyvana, yani konağın bahçesine baktı. Dut ağacını görünce duygulandı. Bu ağacı babam dikmişti, dedi. Millet olarak gittiğimiz yerleri mamur etmeye çalışırız. Bu odada 1947 yılında babam doğmuş, 1949 yılında halam dünyaya gelmiş. Sonra amcalarım dünyaya gelmiş. Dedemin Kışla Caddesi’nde yorgancı dükkânı varmış. Bir odada karı koca, dört çocuk yıllarca yaşamışlar.  Dedem 1982’de vefat etti. Geçenlerde babaannem konağa geldi, gözleri doldu. O yıllarda ikinci katta ağır ceza reisi Ali Rıza Bey yaşarmış. TV’nin olmadığı çağda, yatsı namazından sonra komşularla bir araya gelinip sohbet edilirmiş. Babam, halam, amcalarım pencere kenarlarında gün ışından faydalanıp ders çalışırmış. Beşkonaklar bütün Malatya için özel, ama bizim için ayrıca özel. Geleneksel kerpiç yapılardan elimizde sadece Beşkonaklar kaldı.” diyor.

İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmasına karşın, hizmet sektörünü tercih eden Sözen, konağın her salonunu farklı bir yaklaşımla dekore ettirdi. Dedesinin kiracı olduğu odaya şark köşesi yaptırdı. Bahçede ve üst kattaki iki odada daha modern bölümler oluşturuldu. Şark köşesinde yemekler tepsilerde, bakır kaplarda, diğer odalarda porselen tabaklarda sunuluyor. Arka tarafta oldukça geniş bir bahçesi var. Temiz ve nezih bir mekan. Çalışanlar ise güler yüzlü ve hızlı.(bilgilerin bir kısmı Internet'ten alınmıştır)
Gelelim bu güzel mekanda tadabileceğiniz ve denemenizi önerdiğim lezzetlere.

Sofraya ilk olarak Malatya yöresel çorbalarından Gendime Çorbası (Yoğurtlu Çorba) geliyor. Dövme (gendime), nohut, fasulye,  yoğurt ve kuru nane ile yapılan bu çorba başlangıç için güzel bir seçim.

Ardından Ispanaklı Tarhana çorbası ve tandır ekmeği geliyor. Tarhan ile ıspanağın birleşimi ve nefis tandır ekmeği nefis bir uyum gösteriyor.


Çorbaların ardından gelen tabak insanı şaşırtıyor. Tabakta tadımlık  olarak  İçli köfte, analı kızlı, ekşili kiraz yaprağı sarması ve  ıspanaklı ekşili köfte geliyor. Özellikle hayatımda ilk defa yediğim ve tadına bayıldığım  kiraz yaprağı sarması muthiş. Haşlanan kiraz yaprağının içine yarma konulup yapraklar  sigara sarar gibi incecik sarılıyor ve normal  yaprak  sarma gibi pişiriliyor. Diğer tarafta yoğurt ve yumurta sarısı ve un ile yemeğin terbiyesi hazırlanıyor. Yavaş yavaş yemeğe ekleniyor birlikte bir iki taşım kaynatılıyor. Tavada yemeklik doğranmış soğan tereyağında kavruluyor ve tabağa alınan bol sulu sarmaların üzerine  pul biber ile beraber dökülüp servis yapılıyor.  


Tadımlıklar ardından Malatya'nın meşhur Kağıt Kebabı geliyor. 

Güzel yemeklerin ardından tabi ki kayısı tatlısı geliyor.
Kapanış tabi ki nefis bir Türk kahvesi ile oluyor.
Yolunuz Malatya'ya düşerse ya da güzel Malatya tatlarını denemek isterseniz mutlaka Beş Konaklar Malatya Mutfağına uğrayın derim. Hem nefis lezzetleri tadıp hem de konağın o güzel atmosferini yaşayın.

Sinema Cad. Beşkonaklar No: 13 / Malatya
(0422) 326 00 51


www.beskonaklarmalatyamutfagi.com.tr 

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Tel Kadayıf Böreği

Başta evimizin genci kızım Ceren'in olmak üzere tüm gençlerin ve hepimizin "19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı "nı kutlarım. İlk defa Refika'nın Mutfağında gördüğüm ve çok sık yaptığım  Tel Kadayıf Böreği kısa zamanda farklı börek yapmak isteyenler için güzel bir alternatif olabilir. Afiyet olsun.
Malzemeler: (4 kişilik)
300 gr. tel kadayıf
2 büyük parça dil peyniri
2 yumurta
1 yemek kaşığı yoğurt
yarım çay bardağı süt
3 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz
karabiber
Hazırlanışı:
Dil peyniri tel tel ayrılır. Yumurtalar bir kaseye kırılır. Yoğurt, süt, zeytinyağı, tuz ve karabiber yumurtaya eklenir  hepsi karıştırılıp, çırpılır. Kadayıf bu sosa batırılır ve iyice harmanlanır. Sosla iyice ıslatılan kadayıfın yarısı yağlanmış tavaya yayılır.Üzerine tel tel ayrılan peynir dizilir. Kalan kadayıf peynirin üzerine tamamen kapatılır. Tavada tek tarafı pişince bir tabak yardımı ile ters çevrilir ve diğer tarafı da pişirilir. İki tarafı da pişen börek dilimlenip sıcak sıcak servis edilir.(Tarif Lezzet Dergisinden alınmıştır)
AFİYET OLSUN

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler Günü Kutlu Olsun


Herkese mutlu Pazarlar dilerim. Başta annemin olmak üzere tüm annelerin Anneler Gününü kutlarım.

Blogumda Anneler Gününe özel gelenekselleşen; Hayatın bana en güzel armağanı olan ve blogumun tüm resimlerini çeken sevgili kızımın Anneler Günü için bana çektiği fotoğrafları  mutluluk ve bahar sevinci vermesi amacıyla tüm annelere armağan ediyorum.
Sevgiler.




9 Mayıs 2012 Çarşamba

Fettucini Alfredo

Haftasonu Fettucini Alfredo yaparken geçen yaz İtalya Roma'da gittiğimiz Alfredo Restoranı ve orada yediğimiz makarna aklıma geldi. Henüz İtalya seyahatimi yayınlamadığım için (umarım bu sene bitmeden vakit bulup yaynlarım) bu restoranın hikayesini sizlerle paylaşamadım ve  daha fazla beklemeden bu vesile ile hem bu makarnanın hem de restoranın hikayesini anlatmak istedim.

Sinyor Alfredo, 1914 yılında doğum yaptıktan sonra sağlığı bozulup iştahı kesilen eşine yemek yedirmek için mutfağa girer ve ileride kendi adını alıp  tüm dünyaya nam salacak meşhur makarnayı yaratır. Roma'daki restoranında kendi hazırladığı makarnasıyla bir anda meşhur olan Alfredo'nun fotoğrafları günümüzde halen restoranın duvarlarında bulunmaktadır.  
Kıvrık uzun bıyıkları ile ilginç  ve neşeli bir kişi olan Alfredo'nun ünü kısa sürede tüm dünyaya yayılır. Gelen konuklarına kendi elleri ile makarnayı karıştırıp, yediren Sinyor Alfredo'nun  restoranı ünlülerin uğrak yeri olur. Bir Hollywood yıldızı olan  Douglas Fairbanks'ın yolu balayı için geldiği Roma'da bu lokantaya düşer. Burada yediği makarnayı çok seven ve Roma'da kaldığı süre içerisinde  sürekli burada makarna yiyen Fairbanks ülkesine dönünce, altın bir çatal-kaşık yaptırıp Sinyor Alfredo'ya gönderir. İşte o günden beri  Alfredo'nun simgesi o altın çatal-kaşık olur.
Lokantanın dört bir yanı ünlü ziyaretçilerin fotoğraflarıyla dolu. ( Sakıp Sabancı'nın da fotoğrafı bulunmaktadır) Aralarında yerli yabancı siyasetçiler, iş adamları ve dünyaca ünlü sanatçıların yer aldığı geniş bir müşteri portföyüne sahip olan ve ailenin 4. kuşağı tarafından işletilen  Alfredo Restoran, adeta bir  müzeyi andırmaktadır. Bir asırdır özenle koruduğu atmosferi ile Roma'da başlı başına bir tarih olarak durmaktadır.



Eğer yolunuz Roma'ya düşerse  Fettucini Alfredo'nun orjinalini kendi yerinde yemek için mutlaka Alfredo'ya gitmenizi öneririm. Bu kadar anlatımdan sonra sizlere gerçek Fettucini Alfredo tarifini de vermeden postunu bitirmek istemiyorum.  Farklı versiyonları yapılan bu makarnanın orjinalinde  et, tavuk gibi hiçbir ek malzeme olmayıp, maydanoz gibi renk veren sebzeler bulunmamaktadır.
Malzemeler:
1 paket fettucini makarna
1 kutu krema (100 gr.)
3 çorba kaşığı tereyağ
200 gr rendelenmiş parmesan peyniri
Tuz
Hazırlanışı
Makarna  tuzlu suda paketin üzerinde yazan süre kadar haşlanır ve süzülür.  Bir tavada tereyağı eritilir ve içine kremayı konulur ve birlikte 5 dakika karıştırılarak pişirilir. Tavaya rendelenmiş  parmesan peyniri ve tuz eklenir bir iki karıştırılır ve altı kapatılır. Makarna sosun içine dökülür ve iyice karıştırılır. Makarna ile sos iyice harmanlanınca makarna servis tabağına alınıp, sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN.
NOT: Postun en başındaki makarna fotoğrafı Alfredo Restoranda yediğimiz makarnanın fotoğrafıdır.

8 Mayıs 2012 Salı

Çok Yönlü Blogger Ödülü

Sevgili Nes-Kayfee, Lezzetli Sanatlar, Bir Kase Lezzet, Mahzun Prenses, Mutfaktaki Acemi, Pastaeli ve Anneannenin emekleri,   beni "Çok Yönlü Blogger" ödülüne layık görmüşler. Hepsine çok teşekkür ederim. Ben de bu ödülü beni takip eden tüm blogger'lara gönderiyorum.

Sevgilerimle.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...