İtalyan mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalyan mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2016 Pazartesi

Porçini Mantarlı Risotto

Herkese iyi akşamlar. Haftaya  bir İtalyan klasiği olan Risotto  tarifi ile başlamak istiyorum. Risotto et, tavuk veya sebze suyunda pişirilerek krema kıvamına getirilmiş İtalyan mutfağının çok ünlü  bir tür pirinç pilavıdır. 
Yüzlerce versiyonu bulunan Risotto'nun pişirilmesinde belli teknikler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi pirincin seçilmesidir. Risotto için en uygun pirinç; Arborio, Carnaroli ve Vialone Nano'dur.  Bunlar dışındaki pirinçler  risotto pişirme tekniğine çok uygun bulunmazlar. Çünkü Risotto’nun yapılış tekniği, pişirme sırasında pirincin nişastasını ortaya çıkartır ve yemeğe kremamsı bir yapı kazandırır. Bu nedenle de risotto yapımında nişastası yüksek pirinçler tercih edilir. Ülkemizdeki marketlerde bu özelliğe sahip olan Arborio pirincini kolaylıkla bulabilirsiniz. (Princin mutlaka kırık pirinç olması gerekmektedir)
Risotto’nun klasik tarifi, pirinç, soğan, beyaz şarap, sebze/et suyu, parmesan ve tereyağından oluşur.
Geleneksek yöntemde soğan, tereyağında kavrularak yumuşatılır, ancak renginin değişmemesine dikkat edilir. (Bu arada İtalya'nın orta ve güney kesimlerinin aksine, Kuzey İtalya'da zeytinyağı yerine tereyağı kullanılır) Ardından pirinç eklenir, rengi saydamlık kazanıncaya dek iyice karıştırılır. Pirincin yağa bulanması, nişasta salması bakımından önemlidir. Risotto ustaları, bu noktanın önemle altını çizer.
Bu işlemin ardından et suyu ve/veya şarap azar azar eklenir - her defasında yarım fincan kadar. Sıvının ısısı, pirinçlerin cızırdamasını engellemeyecek kadar sıcak olmalı, ancak kaynar olmamalıdır. Sıvı eklendikçe risottoyu devamlı karıştırmalısınız. Bu işlem, yaklaşık 20-30 dakika sürer. Karıştırmak hem yemeğin yanmasını engeller, hem de amilapektin moleküllerinin sıvıya karışarak risottoyu risotto yapan sosun oluşmasını sağlar.
Deniz mahsullü risottoya  permasan peynir konulmaz.
Risotto pişer pişmez, ısıtılmış tabaklarda servis yapılmalı, asla yeniden ısıtılmamalıdır. Risotto tabağa konulunca altına vurularak tüm tabağa yayılması sağlanır ve bu şekilde servis yapılır.(kaynak. hanımın mutfağı/mutfak hikayeleri)
Malzemeler.
300 gr. Arborio pirinci
1 tane kuru soğan
yarım su bardağı şarap ya da elma sirkesi (su da kullanabilirsiniz)
1 litre tavuk, et ya da sebze suyu
150 gr. porçini mantar (istediğiniz her türlü mantarı kullanabilirsiniz)
zeytinyağı
50 gr. tereyağı
75 gr. rendelenmiş parmesan peyniri
tuz
karabiber
Hazırlanışı:
Bir tencereye zeytinyağı konulur ve ısıtılır. Küçük küçük doğranmış soğan zeytinyağında saydamlaşana kadar kavrulur.(renklerinin değişmemesi gerekmektedir) Doğranmış mantarlar tencereye eklenir ve kavrulur. Pirinç tencereye konulur ve sürekli karıştırılarak 2,3 dak.kavrulur. Pirinç şeffaflaşınca şarap, sirke ya da su eklenir (ben sirke kullandım) ve orta ateşte karıştırılır. Sirke tamamen buharlaşınca tavuk suyundan bir kepçe ilave edilir ve karıştırmaya devam edilir. Tuz, karabiber eklenir. Pirinçler suyu çekince bir kepçe su daha konulur ve karıştırılmaya devam edilir. Pirinçler pişene kadar bu işlem devam edilir. (Tenceredeki su tamamen çekmeden bir sonraki su eklenmemelidir. Pirinçler karıştırıldıkça nişastası çıkacak ve kremamsı bir hal alacaktır)Suyun tamamı kepçe kepçe tencereye eklenir ve pirinç iyice sertliğini kaybedince ocağın altı kapatılır.Tereyağı risottoya eklenir ve hızlıca karıştırılır. Ardından rendelenmiş parmesan peyniri de eklenir ve iyice karıştırılır .(Risotto akışkan, kremamsı  hali toparlanmadan hemen servis edilmelidir.) Isıtılmış servis tabağına alınan risotto sıcak olarak hemen servis edilir.
AFİYET OLSUN.

7 Ocak 2015 Çarşamba

Cannelloni

Karlı bir geceden iyi akşamlar. Cannelloni İtalyan mutfağının vazgeçilmezlerinden  içi boş büyük silindirik makarnadır. Çoğunlukla içi kıyma, ıspanak veya peynir gibi farklı malzemelerle doldurulup, beşamel sos ya da domates sos ile fırında pişirilir. Cannelloni İtalyan mutfağının lezzetlerinden biri olmakla beraber İspanya'nın Katalonya bölgesinde, Arjantin ve Urugay'da da geleneksel yemekler arasına girmiştir. Ben Cannelloni'yi domates sos ile yaptım siz isterseniz beşamel sos ile de yapabilirsiniz.
Malzemeler:
1 paket cannelloni makarna
yarım kg. kıyma
1  adet kuru soğan
2 yemek kaşığı salça
zeytinyağı
tuz 
karabiber
sos için:
1 paket hazır doğranmış domates (yazın taze domates kullanabilirsiniz)
1 paket hazır domates sosu
zeytinyağı
tuz
şeker
üzeri için:
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Hazırlanışı:Zeytinyağı bir tavada ısıtılır. İçine küçük küçük doğranmış soğan konulur ve pembeleşinceye kadar kavrulur. Kıyma tavaya konulur ve pişene kadar  soğanla birlikte karıştırılır. Salça  kıymaya eklenir birlikte karıştırılır. Tuz, karabiber eklenir ve bir iki karıştırılıp kıyma ocaktan alınır ve ılınmaya bırakılır. Diğer tarafta  bir tencereye zeytinyağı konulur ve ısıtılır. İçine doğranmış domates ve domates sosu konulur. Kısık ateşte domates suyunu çekip, sos koyulaşana kadar karıştırılır. Tuz, şeker eklenir bir iki dak. daha karıştırılarak pişirilir ve altı kapatılır. Ilınan kıyma ile Cannelloni makarnaların içi doldurulur. (benim kullandığım makarnalar ön haşlama gerektirmiyordu ön haşlama gerekenler de olabiliyor. Kutunun üzerindeki tarife bakmaya unutmayın) Makarnanın fırında pişeceği kabın zeminine domates sostan konulur ve tüm zemine yayılır. Makarnalar bu sosun üzerine dizilir. 
Makarnaların üzerine domates sos  konulur. Sosun üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpilir. Önceden ısıtılan fırında 180 C'de makarnalar pişene kadar  yaklaşık  30.dak. pişirilir. Makarnalar pişince fırından çıkarılır ve sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

5 Haziran 2012 Salı

Caprese

Yaz birdenbire sıcaklarla kendini hissettirdi bu nedenle bugün sıcak havalarda  en güzel yemek alternatifi olan  hafif, lezzetli bir  salata tarifi vereceğim. Caprese İtalyanların meşhur bir salatası olup  en büyük özelliği  İtalyan bayrağının renklerine (yeşil, kırmızı,beyaz) sahip malzemelerden yapılmış olmasıdır. Geçen yaz İtalya'ya gittiğimizde her öğün mutlaka soframıza istediğim bu salatanın tarifinden önce İtalyanlardan öğrendiğim bazı özelliklerini sizinle paylaşmak istiyorum.Salatada domates seçimine çok önem veriyorlar  domates olgun olacak ama fazla yumuşamış olmayacak ve rengi tam kırmızı olacak. Zeytinyağı olarak çok iyi bir zeytinyağı kullanıyorlar.
Malzemeler:
Domates (istenilen miktarda)
mozzarella peyniri (istenilen miktarda)
taze fesleğen yaprakları
sızma zeytinyağı
az miktarda yeşillik(isterseniz kullanmayabilirsiniz)
çok az tuz
çok az karabiber
çok az kuru kekik
Hazırlanışı:
Doğranmış yeşillikler tabağın altına yayılır.(Yeşillikleri isterseniz koymayabilirsiniz) Domatesler ve mozzarella peyniri dilimlenir ve tabağa dizilir.Fesleğen yaprakları üstlerine  konulur. Sızma zeytinyağı üzerlerine gezdirilir. Tuz, karabiber ve kekik serpilir. Hemen taze taze servis yapılır.
AFİYET OLSUN
NOT: Fotoğraf İtalya'da yediğim salatanın fotoğrafıdır.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Fettucini Alfredo

Haftasonu Fettucini Alfredo yaparken geçen yaz İtalya Roma'da gittiğimiz Alfredo Restoranı ve orada yediğimiz makarna aklıma geldi. Henüz İtalya seyahatimi yayınlamadığım için (umarım bu sene bitmeden vakit bulup yaynlarım) bu restoranın hikayesini sizlerle paylaşamadım ve  daha fazla beklemeden bu vesile ile hem bu makarnanın hem de restoranın hikayesini anlatmak istedim.

Sinyor Alfredo, 1914 yılında doğum yaptıktan sonra sağlığı bozulup iştahı kesilen eşine yemek yedirmek için mutfağa girer ve ileride kendi adını alıp  tüm dünyaya nam salacak meşhur makarnayı yaratır. Roma'daki restoranında kendi hazırladığı makarnasıyla bir anda meşhur olan Alfredo'nun fotoğrafları günümüzde halen restoranın duvarlarında bulunmaktadır.  
Kıvrık uzun bıyıkları ile ilginç  ve neşeli bir kişi olan Alfredo'nun ünü kısa sürede tüm dünyaya yayılır. Gelen konuklarına kendi elleri ile makarnayı karıştırıp, yediren Sinyor Alfredo'nun  restoranı ünlülerin uğrak yeri olur. Bir Hollywood yıldızı olan  Douglas Fairbanks'ın yolu balayı için geldiği Roma'da bu lokantaya düşer. Burada yediği makarnayı çok seven ve Roma'da kaldığı süre içerisinde  sürekli burada makarna yiyen Fairbanks ülkesine dönünce, altın bir çatal-kaşık yaptırıp Sinyor Alfredo'ya gönderir. İşte o günden beri  Alfredo'nun simgesi o altın çatal-kaşık olur.
Lokantanın dört bir yanı ünlü ziyaretçilerin fotoğraflarıyla dolu. ( Sakıp Sabancı'nın da fotoğrafı bulunmaktadır) Aralarında yerli yabancı siyasetçiler, iş adamları ve dünyaca ünlü sanatçıların yer aldığı geniş bir müşteri portföyüne sahip olan ve ailenin 4. kuşağı tarafından işletilen  Alfredo Restoran, adeta bir  müzeyi andırmaktadır. Bir asırdır özenle koruduğu atmosferi ile Roma'da başlı başına bir tarih olarak durmaktadır.



Eğer yolunuz Roma'ya düşerse  Fettucini Alfredo'nun orjinalini kendi yerinde yemek için mutlaka Alfredo'ya gitmenizi öneririm. Bu kadar anlatımdan sonra sizlere gerçek Fettucini Alfredo tarifini de vermeden postunu bitirmek istemiyorum.  Farklı versiyonları yapılan bu makarnanın orjinalinde  et, tavuk gibi hiçbir ek malzeme olmayıp, maydanoz gibi renk veren sebzeler bulunmamaktadır.
Malzemeler:
1 paket fettucini makarna
1 kutu krema (100 gr.)
3 çorba kaşığı tereyağ
200 gr rendelenmiş parmesan peyniri
Tuz
Hazırlanışı
Makarna  tuzlu suda paketin üzerinde yazan süre kadar haşlanır ve süzülür.  Bir tavada tereyağı eritilir ve içine kremayı konulur ve birlikte 5 dakika karıştırılarak pişirilir. Tavaya rendelenmiş  parmesan peyniri ve tuz eklenir bir iki karıştırılır ve altı kapatılır. Makarna sosun içine dökülür ve iyice karıştırılır. Makarna ile sos iyice harmanlanınca makarna servis tabağına alınıp, sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN.
NOT: Postun en başındaki makarna fotoğrafı Alfredo Restoranda yediğimiz makarnanın fotoğrafıdır.

18 Temmuz 2010 Pazar

Domatesli Bruschetta

Herkese iyi pazarlar. Bugün haftasonları kahvaltıda, öğleden sonra çayda kolaylıkla hazırlayıp, sunabileceğiniz İtalyanların meşhur domatesli bruschetta tarifini vermek istiyorum. İtalyanların önceleri sadece kızarmış ekmek üstüne sarımsak ve zeytinyağı sürerek hazırladıkları bu tat daha sonra domates, fesleğen vb. eklerle gelişip, bugün farklı versiyonlarla hazırlanan çok lezzetli ve şık bir sunuma dönüşmüş. Yarın iş seyahati nedeniyle İstanbul dışına çıkıp, Perşembe günü tekrar İstanbul'da olacağım için şimdiden hepinize iyi haftalar dilerim. Perşembe görüşmek üzere...
Malzemeler: 4 kişilik
4 dilim esmer ekmek(tam tahıllı ekmek ya da istediğiniz farklı ekmek olabilir)
2 adet büyük domates
2 çorba kaşığı zeytinyağı
bir kaç dal fesleğen
tuz
karabiber
Hazırlanışı:
Domateslerin kabukları soyulup, ortadan ikiye kesilir. Çekirdekli kısımları temizlenip, küçük küpler şeklinde doğranır. Fesleğen yaprakları ince ince doğranır. Domates küpleri, fesleğen yaprakları, tuz, karabiber ve zeytinyağı bir kasede iyice karıştırılır. Ekmek dilimleri(ben tam tahıllı ekmek kullandım) kızartılır, domatesli karışım ekmeklerin üzerine sürülür ve hemen servis yapılır.
AFİYET OLSUN
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...