kış sıcaklığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kış sıcaklığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2015 Pazartesi

Mantarlı Kestane Çorbası

Herkese iyi akşamlar. Bu hafta oldukça soğuk geçecekmiş. Soğuk günlerde çorbaları soframızdan eksik  etmemek gerek diye düşünüp, haftaya sımsıcak ve kış mevsiminin  güzellerinden kestane ile yapılan bir çorba tarifi ile başlamak istedim.
Afiyet olsun. (Tarif: flypgs.com dergisinden alınmıştır)
Malzemeler: 6 kişilik
Yarım kg. kestane
200 gr.mantar
1 adet kuru soğan
1 adet patates
4 su bardağı tavuksuyu
zeytinyağı
tuz
karabiber
yarım yemek kaşığı  limon suyu
Üzeri için:
kruton ekmekler
Hazırlanışı:Kestaneler haşlanıp kabukları soyulur. Tencereye zeytinyağı konulup, ısıtılır. Yemeklik doğranan soğan tencereye konulup, sotelenir. İri küp şeklinde doğranan patates eklenir ve 4-5 dakika sotelenir. Kestaneler ve 4 su bardağı su tencereye  eklenip,  orta ateşte kaynamaya bırakılır. Sebzeler yumuşayınca el blender’ı ile  çekilip pürüzsüz kıvama getirilir. Tencere tekrar ocağa konulur. Suyu yeterli gelmezse çorbaya su ilave edilir. Tavada zeytinyağı ısıtılır. Dilimlenen mantar ve yarım yemek kaşığı limon suyu eklenip hafif sotelenir. Kestaneli çorbaya eklenir. Tuz ve karabiber de  eklenip hepsi  1-2 dakika kaynatılıp, altı kapatılır. Servis kasesine alınan çorbanın üzerine kruton ekmekler konulur ve sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

5 Aralık 2012 Çarşamba

Yer Elması Çorbası

Herkese güzel bir akşam dilerim. Kış kendini iyice hissettiriyor bu soğuk günlerde  çorbalar sofraların vazgeçilmezi oluyor. Zeytinyağlısını çok sevdiğim yer elmasının zaman zaman çorbasını da yapıyorum. İçine havuç ve mercimek de kattığım çorba tavuk suyu ile daha da güzel oluyor. Afiyet olsun.
Malzemeler:
500 gr. yer elması
1 adet havuç
1 çay bardağı kırmızı mercimek
zeytinyağı
tuz
dereotu
5 su bardağı sıcak tavuk suyu
Hazırlanışı:
Yer elmaları soyulur, küçük küçük doğranır ve kararmamaları için limonlu suda bekletilir. Zeytinyağı tencereye konulur ve ısıtılır. Küçük küçük doğranmış havuçlar tencereye konulur ve kavrulurlar. Üzerine yer elmaları eklenir ve birlikte çevrilirler. Mercimek  eklenir ve  bir iki çevrildikten  sonra sıcak tavuk suyu, tuz ilave edilir ve mercimekler pişene kadar kaynatılır. ( Ben sebzeleri çorbada tane tane sevdiğim için püre yapmıyorum ama siz isterseniz piştikten sonra  çorbayı blenderdan geçirip püre haline getirip, bir iki taşım daha  kaynatabilirsiniz)  Altı kapatılan çorbaya ince ince kıyılmış dereotu eklenir,  karıştırılır ve sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

9 Ocak 2012 Pazartesi

Ezogelin Çorbası

Herkese güzel bir hafta dilerim. Soğuk geçeceği söylenen haftaya sıcacık bir çorbayla başlamak sanırım en iyisi olacak. Anadolumuzun pek çok yemeğinin olduğu gibi Ezogelin Çorbasının da dilden dile dolaşan bir hikayesi var. Tarif öncesi çorbanın bu acıklı hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum. Asıl adı Zöhre Bozgeyik olan “Ezo Gelin”, 1909 yılında Gaziantep’in Oğuzeli İlçesi’ne bağlı Dokuzyol (Uruş) Köyü’nde doğdu. Büyüdükçe güzelliği dillere destan olan ve çevre ilçelerden herkesin görebilmek için Dokuzyol Köyü’ne geldiği Ezo Gelin, 20 yaşına geldiğinde, aynı köyden Hanefi Açıkgöz ile “berdel” usulüyle evlendirildi. Hanefi Açıkgöz, Ezo Gelin’e karşılık, halası Hazik’i, Ezo’nun ağabeyi Zeynel Bozgeyik’e verdi. Ezo Gelin bu evliliğe, ancak onyedi ay dayandı ve sonunda baba evine döner. Daha sonra ise niceleri Ezo Gelin ile evlenmek için talip olur. Bu kez de Suriye’de bulunan teyzesinin oğlu Abuzer Memey gelir ve Ezo Gelin’i yine “berdel” kurallarına göre ister. Ezo Gelin ekonomik nedenlerle evlenmek zorunda kalır.
İkinci evliliğini de böyle zoraki bir şekilde yapan Ezo Gelin’in 6 kız çocuğu olur. Bu çocuklardan sadece Celile isimli kızı yaşar. Memleketinden uzak bir şekilde vatan hasretiyle Suriye’de yaşamını sürdüren Ezo Gelin, verem hastalığına yakalandı. Hastalığı sırasında eşine, “Benim mezarımı memleketime götürün. Götüremezseniz de beni Bozhöyük’ün Türkiye’yi gören kısmına gömün” der. Ezo Gelin mezar taşındaki yazıya göre 1952 yılında, Oğuzeli Nüfus Müdürlüğü’ndeki kayıtlara göre ise 1956 yılında öldü. Ezo Gelin Suriye’de, Türkiye sınırına yarım saat uzaklıktaki Carablus İlçesi Bozhöyük Köyü’ndeki bir höyüğe gömülür. Mezar taşında ise “Emir Kızı Ezo Gelin. Doğumu Türkiye’nin Gaziantep ilinin Oğuzeli İlçesi’nin Dokuzyol (Uruş) Köyü 1909. Ölümü 1952. Uzun zamandır çektiği verem hastalığından ve gurbetlik acısından öldü” yazmaktadır. Ezo Gelin’in mezarı, 43 yıl sonra kardeşi Kenan Bozgeyik’in dönemin Oğuzeli Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız’a başvurması ve Suriyeli yetkililerle yapılan görüşmeler sonucunda, 23 Eylül 1999 tarihinde Gaziantep’e getirilmiş ve Dokuzyol Köyü’nde düzenlenen törenle defnedilmiştir. (Kaynak. İnternet)
Gelelim tarife.
Malzemeler: (5 kişilik)
1.5 çay bardağı kırmızı mercimek
yarım çay bardağı pirinç
kahve fincanı ince bulgur
1 tane kuru soğan
2 çorba kaşığı domates salçası
7 su bardağı su
kuru nane
tuz
karabiber
zeytinyağı
Yapılışı:
Zeytinyağı tencerede ısıtılır ve içine küçük küçük doğranmış soğan konur. Soğan kavrulur, salça ilave edilir. Salça kavrulduktan sonra su konulur(Tavuk ya da et suyu olursa daha iyi olur) Yıkanmış ve süzülmüş mercimek ve pirinç eklenir. Bulgur da konulur karıştırılır. Tuz, kuru nane ve karabiber serpilip, pişmeye bırakılır. Çorba pişince istenirse üzerine kuru nane serpilip ya da kızdırılmış tereyağı ve kırmızı biber dökülüp sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

21 Aralık 2011 Çarşamba

Tarhana Çorbası

Herkese merhaba. Tarhana çorbasını sanırım sevmeyen yoktur bizde de çorbaların atası olan Tarhana en sevilen çorbalarındandır.
"Tarhana çorbası, sabah kahvaltıları dahil her öğün yenebilir. Kökeni Orta Asyadan gelen Türklere dayandığı söylense de tarhana kelimesi Farsçadır. Her türlü yiyeceği kurutarak saklamaya çalışmışlar ve yoğurdun saklanması için de Tarhana çorbasını bulmuşlardır. Önemli bölümü yoğurttan oluşan Tarhana çorbası besleyici olduğu kadar kuru toz şeklinde olduğu için uzun süre saklanabilir. Türkiye'de Tarhana çorbasının birçok türünü bulabilirsiniz.Türkiye'de, Uşak, Denizli, Kahramanmaraş şehirlerinde ve Beypazarı'nda ünlüdür. " (Kaynak:Vikipedi)
Tarhana'nın ismiyle ilgili ilginç bir hikaye vardır. Vaktiyle bir hükümdar seferlerinden birini yaparken, bir fakirin evine misafir olmuş. Sıkıntı içinde ne ikram edeceğini şaşıran köylü kadın çabucak bir çorba kaynatıvermiş. Hükümdar kendisine ikram edilen çorbayı çok beğenip, ev sahiplerine övgüde bulunarak, ‘bu ne çorbası?’ diye sormuş. Çorbayı hazırlayan kadın ‘dar hane çorbasıdır, kusura bakmayın. Afiyetle yiyin’ demiş. ‘Darda olan ev’ anlamına gelen dar hane, zamanla tarhana diye anılmış.”
Ülkemizin pekçok yerinde farklı şekillerde yapılan Tarhanın en meşhur olduğu şehirlerden biri olan Uşak'tan "Yeldanlızade Tarhana Baba" tarhanası gelince hemen pişiriverdim ve bunu sizlerle paylaşayım istedim. Uşak'ta bir tanıdığınız varsa ondan isteyin ya da yolunuz Uşak'a düşerse mutlaka" Tarhana Baba" yı alıp deneyiniz. Afiyet olsun.
Malzemeler:
3 yemek kaşığı tarhana
1 lt(5 su bardağı) su (et, tavuksuyu olabilir)
yarım yemek kaşığı salça
zeytinyağı
tuz
Hazırlanışı: (kutunun üzerindeki tariftir)
1 lt(5 su bardağı)suya 3 çorba kaşığı tarhana konulur, karıştırılır ve bir kenara bırakılır. Bir tencereye yarım çorba kaşığı salça, az miktarda zeytinyağı ve tuz konularak hafif ateşte karıştırılarak yağın kızması beklenir. Bu karışıma suyun içinde bekletilen tarhana ve suyu dökülür. Hafif ateşte karıştırılarak pişirilir. Kaynamaya başlayınca karıştırma bırakılır ve 5-10 dak. daha kısık ateşte pişirilir ve altı kapatılır. Sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

14 Kasım 2011 Pazartesi

Fırında Kış Çorbası

Soğuk bir haftanın ilk gününden merhaba. Buz gibi bir havada sıcacık bir çorba iyi olur diye düşündüm ve haftaya sıcacık bir çorba ile başlamak istedim. Kış sebzelerini içinde barındıran ve vitamin deposu olan bu çorba sunum şekli ile misafir sofralarınız için de bir alternatif olabilir. Afiyet olsun.
Malzemeler: (4 kişilik)
1 adet pırasa
2 adet havuç
1 adet kereviz
2 adet patates
1 su bardağı haşlanmış kuru fasulye
5 yaprak ıspanak
2 yemek kaşığı maydanoz
1 yemek kaşığı salça
4 adet milföy hamuru
2 yumurta sarısı
Zeytinyağı
Tuz
Karabiber
Hazırlanışı:
Zeytinyağı bir tencerede ısıtılır. Küçük küçük doğranmış pırasa içine konulur ve kararmadan kavrulur. Ardından küçük küçük doğranmış havuç, kereviz, patates eklenir ve birlikte çevrilerek karıştırılır. Küçük küçük doğranmış ıspanak, haşlanmış kuru fasulye ve maydanoz da tencereye konulur karıştırılır. En son olarak salça, tuz ve karabiber eklenir, birlikte iyice karıştırılır. 5 su bardağı sıcak su konulur ve pişmeye bırakılır. (Bu çorba için istediğiniz başka sebzeleri de ekleyebilirsiniz) Sebzeler yumuşayınca blender ile püre haline getirilir. Tencerede suyu ile birlikte 1, 2 dak. tekrar karıştırılarak pişirilir ve minik güveç kaplarına paylaştırılır.


Milföy hamurları merdaneyle inceltilip, güveç kaplarının ağzını kapatıp, yanlarından sarkacak kadar genişletilir. Hamurun iki yüzüne de iyice çırpılmış yumurta sarısı sürülür ve güveç kabının ağzı kapatılıp, kenarları sıkıca bastırılır. Önceden ısıtılmış fırında 200 C’de milföy hamurunun üzeri kızarıp iyice kabarana kadar (yaklaşık 5-10 dak.) pişirilir. Hamurlar kızarıp, kabarınca fırından çıkarılır ve hamurlar sönmeden çorba hemen servis yapılır.


AFİYET OLSUN

1 Nisan 2011 Cuma

Sıcak Çikolata

Herkese güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Kışın soğuk günlerinin en güzel tatlarından biri olan sıcak çikolatayı sanırım herkes çok sever özellikle çocuklar. Havalar daha fazla ısınmadan bu güzel tadı sizinle paylaşmak istedim. Afiyet olsun.
Malzemeler (2 kişilik)
1,5 su bardağı süt
50 gr.bitter çikolata
üzeri için:
yarım paket krema
Hazırlanışı:
Süt kaynatılmadan ısıtılır. Çikolata benmari usulü ısıtılarak eritilir. Bardağa süt ve eritilmiş çikolata konulur ve çikolatanın rengi süte karışıp, iyice eriyene kadar karıştırılır. Krema mikserle iyice çırpılıp sıkma kabına konulup çikolatanın üzerine sıkılır ve hemen servis yapılır. AFİYET OLSUN.

7 Mart 2011 Pazartesi

Baharatlı Mercimek Çorbası

Herkese güzel bir hafta dilerim. Bugün hava soğuk olduğu için soğuk havalarda sofraların baş tacı olan çorbayla haftaya başlamak istedim. Tarifini Candan Turhan'ın kitabından aldığım bu çorba içindeki baharatlar nedeniyle soğuk havalarda gerçekten iyi gidiyor. Afiyet olsun.
Malzemeler: ( 6 kişilik)
1 bardak kırmızı mercimek
Tereyağı(ben zeytinyağı kullandım)
1 adet kuru soğan
çeyrek demet kıyılmış maydanoz
2 çay kaşığı köri
yarım çay kaşığı kırmızı biber
yarım çay kaşığı kimyon
yarım çay kaşığı zerdeçal
çeyrek çay kaşığı kişniş
2 yemek kaşığı salça
1,5 litre su
tuz
Hazırlanışı:
Tencereye yağ konulur ve ısıtılır. Küçük küçük doğranmış soğan ve ince kıyılmış maydanoz tencereye eklenir ve kavrulur. Tüm baharatlar ve salça eklenir ve beş dakika karıştırılarak kavrulur. Mercimek, su ve tuz da eklenip 20 dakika kısık ateşte tencerenin ağzı kapalı olarak pişirilir. Ardından blender ile karışım püre haline getirilir. Bir taşım daha kaynatılır ve altı kapatılır. Bir süre demlendikten sonra sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

11 Şubat 2011 Cuma

File Bademli Fırında Sıcak Helva

Herkese Ankara'dan sevgiler. Güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Tatlı günümde özellikle balık yenildiği zaman akla ilk gelen tatlılardan olan sıcak helva tarifi vereceğim. Çok bilinen ve basit olan bu tarifi ben minik bir ekleme ile yapıyorum. Helvanın içine ince ince kesilmiş olan file badem koyup, fırına öyle veriyorum. Erimiş sıcak helva ile kıtır kıtır bademin tadının birleşimi çok güzel oluyor ve helvaya bir farklılık katıyor. Sizi tarifimle başbaşa bırakıp ben İstanbul'a dönmek üzere yola çıkıyorum. İstanbul'da görüşmek üzere.
Malzemeler:
200 gr. sade tahin helva
helvayı ıslatacak kadar süt
3,4 damla limon suyu
istenilen miktarda file badem
Hazırlanışı:
Tahin helvası çatal yardımı ile parçalanır (blender ya da mikser ile de parçalayabilirsiniz bu durumda püre kıvamında oluyor ve eriyince çok sıvı kalıyor. Çatal ile parçalanınca daha tok kalıyor. Seçim sizin) Parçalanan helvaya helvayı sadece ıslatacak kadar süt eklenir (fazla konulunca çok sulu kalıyor) limon suyu da damlatılıp hepsi karıştırılıp harmanlanır. Bir miktar helva kenara ayrılıp kalan helvaya istenilen miktarda file badem eklenir ve hepsi karıştırılır. Minik güveç kabına alınan helvanın üzerine kenara ayrılan bademsiz helva konulur ve yayılır. (Üste konulan helva sadece görüntü amaçlı olup, isterseniz bademli helva üzerine bunu koymayabilirsiniz. Ayrıca sade görünümlü helva yenirken ağıza gelen bademler sürpriz oluyor.)Önceden ısıtılmış fırında 200'C de helva kabarıp, üzeri kızarana kadar pişirilir. Kabaran ve pişen helva hemen fırından alınıp, sıcak olarak servis yapılır ve sıcak, sıcak yenilir.(Soğuyunca tadı bozuluyor) AFİYET OLSUN

27 Aralık 2010 Pazartesi

Nohutlu Yayla Çorbası

2010 yılının son haftasının ilk gününden merhaba. Herkese güzel bir hafta ve kolay geçecek bir Pazartesi dilerim. Kış yeniden geri geldi, hava soğuk ve sevimsiz. Hava madem soğudu o zaman haftaya sıcacık bir çorbayla başlamak istedim. Buyrun Lezzet Dergisinden aldığım tarife.
Malzemeler: 6 kişilik
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı haşlanmış nohut
8 su bardağı su
1 yumurta
1 su bardağı yoğurt
4 yemek kaşığı un
1 limonun suyu
tuz
zeytinyağı
1 yemek kaşığı kuru nane
Hazırlanışı:
Pirinç bir tencereye konulur ve üzerine su eklenir ve haşlanır. Nohutlar ayrı bir kapta haşlanır, suyu süzülür ve haşlanmakta olan pirince ilave edilir. Bir kasede yoğurt, un, yumurta, limon suyu ve tuz çırpma teliyle iyice karıştırılır. Çorbanın suyundan bu karışıma yavaşca katılarak karıştırılır. Bu karışım çorbaya azar, azar karıştırılarak eklenir. Kaynayıncaya kadar pişirilir. Zeytinyağı bir tavada ısıtılır ve kuru nane ilave edilir. Bir iki dakika çevrilen kuru nane çorbaya eklenir. Karıştırılıp, altı kapatılır. Servis tabağına alınan çorbanın üzerine tekrar kuru nane serpilerek sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

16 Ekim 2010 Cumartesi

Kestane Kebap

Herkese güzel bir haftasonu dilerim. Bu haftasonu manav tezgahlarında bolca görünmeye başlayan kuzu kestaneden alın, akşam evde kestane kebap yapın ve tüm aile hep beraber sıcacık mis gibi kokan kestaneleri afiyetle yiyin.
Malzeme:
İstediğiniz miktarda kestane
Hazırlanışı:
Kestanelerin ortaları bıçak ucu ile çizilir ve sıcak suyun içinde kısa bir süre bekletilir.(Kabukları bu sayede çok kolay soyabilirsiniz.) Sudan çıkarılan kestaneler ocak üstünde tel ızgarada altı üstü iyice kızarıp, pişene kadar orta ateşte çevrilerek pişirilir. (Ocak yerine isterseniz fırında da yapabilirsiniz)Pişen kestaneler ocaktan alınır ve sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN

21 Nisan 2010 Çarşamba

Lohusa Şerbeti

Lohusa Şerbetini en son ne zaman içtiniz? Ben en son kendi lohusalığımda annemin bana her gün kızıma süt olsun diye içirdiği günlerde içmişti. Yani tam 17 yıl önce. Daha sonra da bir daha içmedim aklıma da gelmedi. Geçtiğimiz günlerde bir restorantta yediğim bir tatlıyı evde kendim yapmaya çalışırken bu tatlıdaki bir tadı ancak lohusa şerbeti ile yakalayacağımı anlayınca bu içecek tekrar göndemime geldi. Aslında sevdiğim bir içecektir ve geleneksel bir tat olduğu için de ayrıca severim. Hem soğuk hem de sıcak olarak içilmesi de ayrı bir özelliğidir. İçine atılan karanfil ve tarçının kattığı ferahlık hissini de çok severim. Neyse fazla uzatmadan sizleri severek içilen geleneksel içeceklerimizden Lohusa Şerbeti Tarifi ile başbaşa bırakayım .

Malzemeler

100 gr. Lohusa şerbeti şekeri
1,5 su bardağı şeker
7 karanfil
2 kabuk tarçın
1lt.(5 su bardağı) su

Hazırlanışı

Tüm malzemeler bir kaba konulur ve yarım saat kaynatılır. Sıcak ya da soğuk olarak içilir.

AFİYET OLSUN



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...