19 Mayıs 2010 Çarşamba

Çiğ Börek

Eskişehir'e gidip çiğ börek yememek ve bir çiğ börek ustasından tarif almamak olmaz. Bu nedenle hem çiğ börek yedim, hem de tarifi aldım. Size ustadan aldığım tarifi vereceğim. Yarın sabah oldukça erken bir saatte ülkemizin en güzel bölgelerinden birine gitmek için yola çıkacağım ve pazar gecesi döneceğim. Mutfağına aşık olduğum bu güzel bölgeden sanırım pekçok yerel tarifle geri döneceğim. Pazartesi görüşmek üzere şimdiden herkese iyi haftasonları.

Malzemeler:
İç harç malzemeleri:
250 gr. kıyma
1 adet kuru soğan
tuz
karabiber
yarım çay bardağı su
Hamur malzemeleri
4 su bardağı un
tuz
su
kızartmak için sıvı yağ

Hazırlanışı

Bir kapta kıyma, doğranmış soğan, tuz, karabiber ve su karıştırılarak iç harcı hazırlanır. Ayrı bir yerde un, tuz ve su kulak memesi kıvamına gelene kadar karıştırılır. Kıvamı tutan hamurdan parçalar koparılır. Bu parçalar unlu bir zeminde daire şeklinde açılır.(pasta tabağı büyüklüğünde olabilir) Açılan hamurun bir tarafına harçtan konulur ve hamurun diğer tarafı bu tarafın üzerine kapatılır. Çiğ böreklerin kenarları tabak kenarı ile kesilir. Üzerindeki unlar temizlenir. Önceden kızdırılmış yağa atılır ve pembeleşinceye kadar kızartılırlar. Ayran ya da çay ile sıcak sıcak servis edilir.

Meyveli Dondurma

Herkesin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. Bugün gençlerin bayramı ve günü olduğu için evimizin genci olan kızım Ceren'in hazırladığı bir dondurmayı yayınlamak istedim.

Malzemeler:
1 top çikolatalı dondurma
1 top kaymaklı dondurma
1 top çilekli dondurma
istenilen miktarda çilek
istenilen miktarda frambuaz
istenilen miktarda yaban mersini

Hazırlanışı:

Bir süre buzdolabında bekletilip soğutulan dondurma kabına dondurmalar konulur.(sevdiğiniz farklı dondurma çeşitleri de kullanabilirsiniz)Üzerine meyveler eklenir ve hemen servis edilir.

AFİYET OLSUN

18 Mayıs 2010 Salı

Eskişehir Notları


Geçtiğimiz haftasonu Eskişehir turuna katılarak 2 günümü Eskişehir'de geçirdim.Çok güzel, temiz, modern ve üniversite gençliği nedeniyle cıvıl cıvıl bir şehir. Ben gezi blogu yazmadığım için size uzun uzun bilgi vermeyeceğim. Ama etkilendiğim ve mutlaka görmenizi önderdiğim yerleri çok kısaca anlatacağım ve tabi ki yenmesi gerekenleri sizinle paylaşacağım.


Eskişehir'e özgü lületaşı ile yapılan hediyelik eşyaları bulabileceğiniz Atlıhan ile hem alışveriş yapıp, hem birşeyler yiyip, içebileceğiniz eski bir hal binası iken restore edilerek açılan Haller Gençlik Merkezinde hem sevdikleriniz için hediyelikler alıp, hem de güzel vakit geçirebilirsiniz.


Odunpazarı Evleri içinde bulunan Türkiye'nin ilk cam sanatları müzesi olan Çağdaş Cam Sanatları Müzesindeki eserlere hayran kalacaksınız.


Eskişehir parklar cenneti. Heryer yemyeşil, ağaçlık ve tertemiz parklarla dolu. Özellikle sıcak günler de bile serin olan ve Eskişehir'i panoramik olarak görebileceğiniz Şelal Parkı, içinde suni bir plajın bulunduğu oldukça geniş bir alana yayılan Kentparkı ve tüm çevresini mini gezi treni ile gezebileceğiniz ve içinde korsan gemisi bile bulunan Sazova Bilim Kültür Sanat Parkını mutlaka görmenizi öneririm.



Porsuk çayı üzerinde tekne turu yapıp, şehrin her yerinde bulunan son derece estetik heykelleri mutlaka görmelisiniz. Porsuk çayı etrafına sıralanan cafelerde, barlarda, çay bahçelerinde ve lokantalarda günün her saati hoş vakit geçirebilirsiniz.


Eskişehir'e gidip, Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi Genel Müdürlüğünde(TÜLOMSAŞ) sergilenen Türkiye'nin ilk arabası Devrim'i görmemek olmaz.



Eskişehir'in simgesi haline gelen Odun Pazarı Evleri gerçekten çok etkileyici. Hangi eve bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Türkiye'nin en büyük yenileme projesi olan Odun Pazarı Evleri gerçekten bize tarihten kalan bir armağan. Bu bölgeden ayrılmak istemedim.




Bu kadar gezdik, yorulduk acıktık haydi yemek yiyelim. Eskişehir deyince ilk akla gelen Çiğ Börek. Çiğ Börek yemeden şehirden ayrılırsanız geziniz tamamlanmamış olur. Ayrıca dövülmüş bademli keşkül, haşhaşlı ekmek(haşhaşlı çörek) ve Eskişehir'e özgü Met Helva'yı yemenizi öneririm.













17 Mayıs 2010 Pazartesi

Tatlı (sweet) Blog Ödülüm

Haftasonu Eskişehir'de olduğum için bloguma ancak bakabildim. Bakınca da çok çok mutlu oldum. Sevgili Nilay, sevgili Aslı ve Fuat Bey beni çok onurlandıran çok tatlı bir ödül vermişler. Hepsine çok teşekkür ederim. Gerçekten çok mutlu oldum. Ben de bu ödülümü beni takip eden, yorum yazan yazmayan tüm izleyicilerime armağan ediyorum.Sevgilerimle...

Herkese iyi haftalar.

14 Mayıs 2010 Cuma

Karnıyarık


Yazın can simitlerinden biri de patlıcandır. Etlisi, zeytinyağlısı, salatası, dolması derken yaz bitiverir. Patlıcanın en çok hangi yemeğini daha çok sevdiğime bir türlü karar veremem ve hiçbiri arasında bir ayrım yapamam. Patlıcan yemekleri tariflerime bugün Karnıyarık ile başlıyorum ve diğerleri de ilerleyen günlerde gelecek. Bu haftasonu İstanbul dışında olacağım için şimdiden herkese iyi haftasonları.
Malzemeler:
6 tane patlıcan
300 gr.kıyma
1 tane kuru soğan
2 tane domates
1 tatlı kaşığı salça
zeytinyağı
tuz
1tatlı kaşığı toz şeker
bir kaç sap maydonoz
Hazırlanışı:
Patlıcanlar yıkanır ve alacalı olarak soyulur. Tuzlu suda yarım saat bekletilir. Sudan çıkarılıp, süzülür. Ortadan uzunlamasına yarılır ve bir tencereye dizilir. Ayrı bir kaba ufak ufak doğranmış soğan, kıyma, küçük küçük doğranmış domates, salça, tuz ve şeker konulur ve iyice karıştırılır. Patlıcanların yarılan ortaları açılarak bu karışımdan doldurulur. Patlıcanlar bir tencereye alınır, sulandırılmış salça ve 3 bardak su konulur ve ocağa konulur. Kaynamaya başlayınca altı kısılarak suyunu çekene kadar pişirilir. Servis tabağına alınır ve maydonoz ile süslenerek servis edilir.
AFİYET OLSUN

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Mozarellalı Semizotu Salatası


Pazarda tazecik, körpe semizotuları görünce dayanamadım hemen aldım ve eve gelir gelmez salatasını yapıverdim. Diyet yapanlara tek başına bir öğün, kilo sorunu olmayanlara yemekte salata niyetine. Afiyet olsun.
Malzemeler: 4 kişilik
1 demet semizotu
8 kiraz domates
1 top mozarella peyniri
4 tane sivri yeşil biber(acı sevmeyenler çarliston biber kullanabilir)
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 diş sarımsak (ben ertesi gün işe gittiğim için kullanmadım)
3 yemek kaşığı limonsuyu
tuz
karabiber
Hazırlanışı
Semizotu yıkanır, suyu süzülür. Elle iri parçalara koparılıp bir kaseye konulur. Ortadan ikiye bölünmüş kiraz domatesler ve doğranmış yeşil biberler de kaseye eklenirler. Ayrı bir kapta zeytinyağı, tuz, limonsuyu karıştırılır. İçine sarımsak rendelenir. Bu sos salataya dökülür ve karıştırılır. Küp küp doğranmış peynirler salatanın üzerine serpiştirilir, karabiber ekilip servis edilir.
AFİYET OLSUN

11 Mayıs 2010 Salı

Girit Kabak Dolması


Çok güzel ama bir o kadar da yoğun bir haftasonu, ardından Pazartesi sabahı 07:00 uçağı ile Trabzon'a uçuş, tüm gün toplantı, akşam 20.30 uçağı ile İstanbul'a dönüş ile haftaya başladım ve sizlere ancak iyi haftalar diliyorum. Sıcak bir hafta bizi bekliyor. Bu sıcak haftayı sebze yemekleriyle geçirmek gerekiyor. Bu nedenle hem görüntüsünü, hem de tadını çok sevdiğim ve yoğurtla beraber yendiğinde son derece hafif ve sağlıklı olan girit kabak dolması tarifini veriyorum.
Malzemeler:
1 kg. kabak
250 gr. dolmalık kıyma
1 çay bardağı pirinç
2 adet kuru soğan
3 sap taze nane (taze nane yoksa 1 yemek kaşığı kuru nane)
1 çay kaşığı sumak
2 yemek kaşığı domates salçası
tuz
karabiber
zeytinyağı
3 tane domates
Hazırlanışı
Kabaklar yıkanır, dışları kabak soyacağı ile tırtıklı olarak soyulur, içleri kabak oyacağı ile boşaltılır. Kabakların tepeleri şapka şeklinde kesilir, iç kısmı hafifçe oyulur. Bir kaba kıyma, doğranmış soğan, yıkanmış pirinç, ince kıyılmış nane, sumak, tuz, biber, zeytinyağı ve 1 yemek kaşığı salça konur ve hepsi iyice karıştırılarak dolma içi hazırlanır. Hazırlanan bu iç, kabakların içine üst tarafta biraz boşluk kalacak şekilde doldurulur. Bu boşluğa bir domates dilimi konulur.
İçi hafifçe oyulan şapka şeklindeki kapak domates diliminin üstüne kapatılır. Kabaklar bir tencereye sıkıştırılarak dizilirler. 1 yemek kaşığı salça biraz su ile sulandırılarak tencereye konulur. Kabakların yarısına gelecek şekilde tencereye su eklenir ve kısık ateşte kabaklar yumuşayıncaya ve dolma içi pişinceye kadar pişirilir. Yoğurt ile servis edilir.
AFİYET OLSUN

9 Mayıs 2010 Pazar

Fondü


ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN.
Başta annem olmak üzere tüm annelerin Anneler Gününü kutlarım. Sadece bir günle kısıtlı kalmayıp her an hatırlayıp, yanlarında olmamız gereken annelerimizin ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. En azından sevgimiz sunup, her an yanlarında olduğumuzu hissettirmemiz gerekir. Bu güzel günde ben de tüm annelere bu çilekli fondüyü armağan ediyorum.
Malzemeler:
160 gr. bitter çikolata
Yarım su bardağı (125 ml) süt
İstenilen adette çilek
Hazırlanışı
Çikolata benmari *usulde eritilir. Çikolata tamamen eriyince içine yavaş yavaş karıştırılarak süt eklenir. Sosun kıvamı olunca fondü kabına dökülür. Fondü kabının altındaki mum yakılır ve sosun sıcak kalması sağlanır. Yıkanıp bir kaba alınmış çileklerle servis edilir. (İsterseniz çilekle beraber muz, kivi gibi farklı meyveleri de kullanabilirsiniz)
AFİYET OLSUN
*Benmari usulu: Bir tencereye su konur ve kaynatılır. Bu tencerenin üzerine başka bir kap oturtulur. Bu kabın tabanının suya değmemesi gerekir. Kabın içine konulan çikolata alttan gelen su buharı yardımıyla yanmadan ve tadı bozulmadan erir.

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Patates Salatası



Herkese iyi haftasonları. Bugün hem tek başına yenilenebilen, hem de yemeklerin yanında salata olarak sunulan patates salatasının tarifini vermek istiyorum. Hazırlanması son derece kolay olan özellikle barbekülerde tavuk kanatın, etlerin vazgeçilmezi olan patates salatasını sanırım sevmeyen yoktur. Hem yemekler de, hem de çay saatlerinde yenilebilmesi onu sofraların vazgeçilmezlerinden biri yapmaktadır. Şimdiden afiyet olsun.
Malzemeler:
5 adet patates
3 adet domates
5 yaprak kıvırcık salata
yarım demet taze soğan
yarım demet maydonoz
Sosu için:
Zeytinyağı
1 limonun suyu
Sumak
Nane
Tuz
Hazırlanışı:,
Patatesler yıkanır ve haşlanır. (Pişip, pişmediklerini anlamak için bir bıçak batırılır. Eğer bıçak ortasına kadar rahatça giriyorsa pişmiş demektir) Haşlanan patatesler soyulur ve doğranırlar. Ayrı bir kapta yıkanan diğer yeşillikler ince ince doğranırlar ve patatesin içine eklenirler. Küçük bir kaba limonun suyu sıkılır, zeytinyağı konulur ve içine baharatlar eklenir. Hepsi çırpılır ve patates salatasının üzerine dökülür. Salata iyice karıştırılarak sosun ve tüm yeşilliklerin patateslerle karışması sağlanır. Hazırlanan salata 1 saat dinlendirilir ve servis yapılır.
AFİYET OLSUN


7 Mayıs 2010 Cuma

Çilekli Salata

Değişik tatları denemeyi sever misiniz ? Yoksa bu konuda tutucu musunuzdur ? Değişik tatları, farklı lezzetleri bir arada denemeyi seviyorsanız, bu tarifi denemenizi öneririm. Bakalım beğenecek misiniz? En azından görünüşü harika değil mi?
Malzemeler:
1 yeşil salata
250 gr. çilek
Zeytinyağı
balzemik sirke
tuz
karabiber
Mozerella peyniri

Hazırlanışı:

Çilekler dilimlenir. Zeytinyağı, balzemik sirke, tuz ve karabiber bir kapta karıştırılır. Bu sosun yarısı çileklere dökülür ve çilekler sos ile iyice harmanlanır. Yeşil salata doğranır ve üzerine sosun kalanı dökülür ve karıştırılır. Üstüne soslu çilekler konulur . Mozerella peynir dilimlenir ve üzerine dökülür, hepsi karıştılır ve servis edilir.

AFİYET OLSUN



5 Mayıs 2010 Çarşamba

Cevizli Kadayıf Tatlısı


Ağır tatlıları sıcak günlerde pek tercih etmiyorum ama tarifini paylaşacağım bu tatlı hem çok ağır değil, hem de çok kolay hazırlanıyor. İşte tarifim.
Malzemeler:
500 gr. tel kadayıf
100 gr. ceviziçi
Yarım paket(125 gr.) margarin
5 bardak toz şeker
5 bardak su
Hazırlanışı:
Kadayıftan bir tutam alınır ve avuç içinde açılır. Yuva şeklindeki kadayıfın içine dövülmüş ceviziçi konulur, kadayıf kapatılır ve tepsiye konulur. Bütün kadayıf bu şekilde hazırlanarak tepsiye dizilir. Margarin (isterseniz tereyağı da kullanabilirsiniz) bir kapta eritilir ve tepsideki kadayıfların üzerine dökülerek hepsi iyice ıslatılır. 175C'deki fırında yarım saat pişirilir.(üzerleri iyice kızarana kadar)Bu arada bir kapta şeker ile su karıştırılarak eritilir ve şerbet hazırlanır.(şerbetin tadına ve kıvamına göre oranları değiştirebilirsiniz) Şerbet soğutulur ve fırından çıkan kadayıfların üzerine dökülür. Kadayıfın şerbeti emmesi beklenir ve iyice emince servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

4 Mayıs 2010 Salı

Kabak Izgara

Sıcak günlerde istenirse yemek öncesinde atıştırmalık meze olarak, istenirse de sağlıklı, hafif bir öğün olarak tek başına yenilebilecek bir tarif var bugün. Afiyet olsun.

Malzemeler: 8 adet
2 adet orta boy kabak
100 gr.süzme yoğurt
100 gr. ceviz içi
1 çorba kaşığı sirke

Hazırlanışı:
Kabaklar uzunlamasına 4'er dilime ayrılır ve ızgarada altı ve üstü hafifçe kızarana kadar pişirilir. Kızarınca soğumaya bırakılır. Bir kapta dövülmüş ceviziçi, sirke ve yoğurt iyice karıştırılır. Her kabak dilimi içine yoğurtlu karışımdan konulur. Kabaklar sarılıp, kürdan ile tutturulur ve servis tabağına alınır.
AFİYET OLSUN

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Bardakta Tiramisu


Haftamızın güzel geçmesi ve ağzımızın tadının hiç bozulmaması için haftaya Lezzet Dergisinden aldığım bir tatlı tarifi ile başlamak istiyorum. Herkese iyi haftalar.
Malzemeler: 4 bardak
2 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
1 çay bardağı toz şeker
100 gr.labne peynir
1 paket kedidili
1 paket vanilya
2 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı granül kahve
Yarım su bardağı sıcak su
Üzeri için
Kakao
Bitter çikolata
Çilek
Taze nane yaprağı

Hazırlanışı:
Süt, un, şeker, vanilya ve yumurta sarıları tencerede çırpılır ve orta ateşte sürekli karıştırılarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Muhallebi kıvamına gelince ocaktan alınır ve ılınmaya bırakılır. Labne peyniri muhallebiye eklenip, mikserle 2-3 dak. çırpılır. Ayrı bir kapta kahveye sıcak su eklenir ve çözülünceye kadar karıştırılır. Kedidili bisküvileri 2 cm. kalınlığında kesilir ve yarısı bardakların tabanına yerleştirilir. Kahveden 2-3 tatlı kaşığı kadar bisküvilerin üzerine dökerek ıslatılır. Muhallebinin yarısı bisküvilerin üzerine paylaştırılır. Kalan bisküviler muhallebinin üzerine yerleştirilir ve kahve ile ıslatılırlar. Kalan muhallebi bisküvilerin üzerine konulur ve oda sıcaklığına gelinceye kadar beklenir. Kakao elenerek muhallebinin üzerine serpilir. Rendelenmiş çikolata, çilek ve nane yaprakları ile süslenir, Servis yapana kadar buzdolabında bekletilir.
AFİYET OLSUN

2 Mayıs 2010 Pazar

Güveç


Yazın en sevdiğim tatlarından biri patlıcan ve domatesin biraraya geldiği güveçtir. Hem çok hafif, hem de oldukça lezzetlidir . Bu mevsim ile arkadaşlarım "Handan haydi senin güvecini yap da yiyelim "derler. Bu güzel ve sıcak pazar gününde sizlere güvecimin tarifini veriyorum.
Malzemeler: (6 kişilik)
500 gr. güveçlik et (kuzu kuşbaşı et tercih edilmeli ve mutlaka içine bir parça kemikli et konulmalıdır. Ben incik ekledim)
2 kilo domates
1 kg.patlıcan
750 gr. sivribiber(acı sevmeyenler benim gibi çarliston biber kullanabilirler)
1 baş sarımsağın tamamı
tuz
biber
kırmızı pul biber(acı sevenler için)
1 paket (250 gr.) margarin



Bu güveç tepside yapılıyor. Fırına sığabilecek büyüklükte bir tepsinin en altına domateslerin yarısı küçük küçük doğranır ve tepsinin altı tamamen domates ile döşenir.(Yemek piştiğinde sebzeler kendi suyunu bıraktığı için oldukça sulu bir yemek olacağından tepsinin biraz derin olmasında fayda vardır)

Domateslerin üzerine sivri ya da çarliston biberlerin yarısı doğranır.

Biberlerin üzerine alacasoyulmuş olan patlıcanların yarısı doğranır.(Patlıcanları doğramadan önce suya koymayınız .Yıkayıp, alaca soyduktan sonra hemen doğrayınız)

Patlıcanların üzerine etin tamamı döşenir. Soyulmuş bir baş sarımsağın yarısı doğranmadan bütün dişler halinde etlerin arasına yerleştirilir. Margarinin yarısı küçük parçalar halinde etin arasına serpiştirilir.


Etin üzerine sırasıyla önce domatesin kalanı, ardından biberin kalanı ve en üste de patlıcanın kalanı doğranır. Sarımsağın kalan dişleri bütün halde ve margarinin kalan kısmı küçük parçalar halinde patlıcanın üzerine dağıtılır. Tuz, karabiber ve isteğe bağlı kırmızı pul biber eklenir. Hiç su eklenmeden ocağa konulur. 1 saat ocakta pişirilir (Su konulmasına gerek yoktur. Sebzeler kendi suyunu bıraktığı için güveç piştiğinde sulu olacaktır.) Bir saat sonunda tepsi 175C'deki fırına konulur(üstünü kapamayınız)ve 1.5 saat burada üzeri yanana kadar pişirilir. Üzeri yanınca fırından çıkarılır ve sıcak sıcak yanında pilav ile servis edilir.

AFİYET OLSUN

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Tavuk Kanat Izgara


Bahar geldi, havalar ısındı artık bahçelere çıkma zamanıdır. Bahçelere çıkınca da barbekünün vakti gelmiş demektir. Haftasonları ailece yapılan barbeküyü kim sevmez. Bugün Cumartesi, yarın Pazar, bu haftasonu ben de açıkhava için plan yapanlara uygun bir tarifi vereyim istedim. Çocukların da severek yediği bu tarif patates salatası ve makarna ile gayet güzel bir haftasonu menüsü oluşturur. Haydi şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler:
10 adet tavuk kanatı
1 limonun suyu
1 çorba kaşığı domates salçası
yarım kahve fincanı zeytinyağı
1 diş dövülmüş sarımsak
tuz
karabiber
kekik
nane
fesleğen
Acı sevenler için kırmızı pul biber
Hazırlanışı:
Limonsuyu, zeytinyağı, salça, tuz, karabiber ve diğer baharatlar(burada ağız tadınıza göre başka baharatlar da ekleyebilir, ya da çıkarabilirsiniz) bir kabın içine konur ve iyice karıştırılarak bir sos hazırlanır. Tavuk kanatlarının hepsi bu sosa iyice bulandıktan sonra mümkünse bir gece aynı gün kullanılacaksa 1,2 saat buzdolabında bekletilir. Buzdolabından çıkarılan tavuk kanatlar ızgaraya konulur ve iki tarafı da çevrilerek pişirilir. Tavukların içinin çiğ kalmaması için iyice pişirilmesi gerekir.( Bu tarifi evinizdeki fırın ızgarasında da yapabilirsiniz.)

AFİYET OLSUN

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...