28 Mayıs 2012 Pazartesi

Enginar Salatası

Yazın en sevdiğim sebzelerin başında tartışmasız enginar gelir. Çoğu kişi bu sebzeyi ne yazık ki sevmiyor ama sağlığımıza bu kadar faydalı ve lezzetli olan enginarı tezgahlarda olduğu müddetçe soframdan eksik etmem. Klasik zeytinyağlı enginar  şekli dışında enginar kalpli patates salatası ve enginar yatağında karides  gibi farklı tariflerle de tükettiğim enginarın bugün yeşillikler dolu salatası var soframızda. Afiyet olsun.
Malzemeler:
2 adet enginar
1 su bardağı  mantar (dilimlenmiş)
1 demet maydanoz
1 demet dereotu
Sosu için
1 limonun suyu
Zeytinyağı
Tuz 
Hazırlanışı:
Ayıklanmış enginarlar limonlu suda hafifçe  haşlanır  ve iri iri doğranır. Haşlanmış mantarlar da doğranır. Enginarlar, mantarlar bir kaba alınırlar üzerlerine ince ince kıyılmış dereotu ve maydanoz da eklenir. Diğer tarafta zeytinyağı, limonsuyu ve tuz iyice karıştırılıp salatanın sosu hazırlanır. Sos salataya dökülür ve iyice karıştırılıp harmanlanır. Salata servis tabağına alınıp, servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Malatya -Beşkonaklar

                  Fotograf  www.beskonaklarmalatyamutfagi.com.tr  'den  alınmıştır.
Malatya’nın çok geniş ve özel bir mutfak kültürü, geniş bir yemek yelpazesi var ama ne yazık ki bunu yeterince   bilmiyoruz.  Malatya mutfağı ülkemizin  en zengin ve en lezzetli mutfaklarından biri.  Pekçok farklı  köfte yemeği, çeşitli   çorbası, sebze yemekleri, hamur işleri ve tatlıları   Malatya mutfağının  en önemli özelliklerinden. Malatya mutfağında  ana malzeme bulgur. Hem envai çeşit bulgur var, hem de bulgur yemeği. Malatyalılar  ortalama 100′den fazla bulgur yemeklerinin ve köfte çeşitlerinin olduğunu söylüyorlar. Ama  bence Malatya mutfağının en büyük özelliği yapraktan yapılan yemekler. Malatyalılar koyunun yediği her yapraktan yemek yaptıklarını belirtiyorlar kavak yaprağı hariç  zaten kavak  yaprağını koyun da yemezmiş.  Özellikle ayva yaprağı, kiraz yaprağı, dut yaprağı, fındık yaprağı ve fasulye yaprağıyla ince ince sigara gibi sarılıp, hafif ekşi ayranla pişirilen üzerine de tereyağında karamelize edilmiş kuru soğan-pul biber sosu eklenerek afiyetle yenen yaprak köftesi muhteşem.

Malatya’da bu güzel lezzetleri tatmak isterseniz size Beş Konakları öneririm. Bu konağın meşhur lezzetleri yanında ilginç de bir hikayesi var.

Yaklaşık 150 yıllık geçmişi olan Beşkonaklar,
tarihi sivil mimari örneklerinin yer aldığı Sinema Caddesi’nde bulunuyor. Restorasyon gören Beşkonaklar adlı sıra evlerde turizm ofisi, bir etnografya müzesi ve yöresel yemekler yapan bir lokanta bulunuyor.
Malatya Evleri olarak da bilinen yan yana beş konağın restorasyonu tamamlandıktan sonra, içlerinden biri “Malatya Mutfağı” olarak işletilmek üzere açık artırmayla ihale edildi. İhaleyi Umut Sözen kazandı. Sözen, konakta geçmişte ailesinin yaşadığını bu ihale sayesinde öğrendi.
Umut Sözen. “İhale açılınca konağa incelemeye gittiğimizde babam, bu evde doğduğunu söyledi. Hemen eyvana, yani konağın bahçesine baktı. Dut ağacını görünce duygulandı. Bu ağacı babam dikmişti, dedi. Millet olarak gittiğimiz yerleri mamur etmeye çalışırız. Bu odada 1947 yılında babam doğmuş, 1949 yılında halam dünyaya gelmiş. Sonra amcalarım dünyaya gelmiş. Dedemin Kışla Caddesi’nde yorgancı dükkânı varmış. Bir odada karı koca, dört çocuk yıllarca yaşamışlar.  Dedem 1982’de vefat etti. Geçenlerde babaannem konağa geldi, gözleri doldu. O yıllarda ikinci katta ağır ceza reisi Ali Rıza Bey yaşarmış. TV’nin olmadığı çağda, yatsı namazından sonra komşularla bir araya gelinip sohbet edilirmiş. Babam, halam, amcalarım pencere kenarlarında gün ışından faydalanıp ders çalışırmış. Beşkonaklar bütün Malatya için özel, ama bizim için ayrıca özel. Geleneksel kerpiç yapılardan elimizde sadece Beşkonaklar kaldı.” diyor.

İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmasına karşın, hizmet sektörünü tercih eden Sözen, konağın her salonunu farklı bir yaklaşımla dekore ettirdi. Dedesinin kiracı olduğu odaya şark köşesi yaptırdı. Bahçede ve üst kattaki iki odada daha modern bölümler oluşturuldu. Şark köşesinde yemekler tepsilerde, bakır kaplarda, diğer odalarda porselen tabaklarda sunuluyor. Arka tarafta oldukça geniş bir bahçesi var. Temiz ve nezih bir mekan. Çalışanlar ise güler yüzlü ve hızlı.(bilgilerin bir kısmı Internet'ten alınmıştır)
Gelelim bu güzel mekanda tadabileceğiniz ve denemenizi önerdiğim lezzetlere.

Sofraya ilk olarak Malatya yöresel çorbalarından Gendime Çorbası (Yoğurtlu Çorba) geliyor. Dövme (gendime), nohut, fasulye,  yoğurt ve kuru nane ile yapılan bu çorba başlangıç için güzel bir seçim.

Ardından Ispanaklı Tarhana çorbası ve tandır ekmeği geliyor. Tarhan ile ıspanağın birleşimi ve nefis tandır ekmeği nefis bir uyum gösteriyor.


Çorbaların ardından gelen tabak insanı şaşırtıyor. Tabakta tadımlık  olarak  İçli köfte, analı kızlı, ekşili kiraz yaprağı sarması ve  ıspanaklı ekşili köfte geliyor. Özellikle hayatımda ilk defa yediğim ve tadına bayıldığım  kiraz yaprağı sarması muthiş. Haşlanan kiraz yaprağının içine yarma konulup yapraklar  sigara sarar gibi incecik sarılıyor ve normal  yaprak  sarma gibi pişiriliyor. Diğer tarafta yoğurt ve yumurta sarısı ve un ile yemeğin terbiyesi hazırlanıyor. Yavaş yavaş yemeğe ekleniyor birlikte bir iki taşım kaynatılıyor. Tavada yemeklik doğranmış soğan tereyağında kavruluyor ve tabağa alınan bol sulu sarmaların üzerine  pul biber ile beraber dökülüp servis yapılıyor.  


Tadımlıklar ardından Malatya'nın meşhur Kağıt Kebabı geliyor. 

Güzel yemeklerin ardından tabi ki kayısı tatlısı geliyor.
Kapanış tabi ki nefis bir Türk kahvesi ile oluyor.
Yolunuz Malatya'ya düşerse ya da güzel Malatya tatlarını denemek isterseniz mutlaka Beş Konaklar Malatya Mutfağına uğrayın derim. Hem nefis lezzetleri tadıp hem de konağın o güzel atmosferini yaşayın.

Sinema Cad. Beşkonaklar No: 13 / Malatya
(0422) 326 00 51


www.beskonaklarmalatyamutfagi.com.tr 

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Tel Kadayıf Böreği

Başta evimizin genci kızım Ceren'in olmak üzere tüm gençlerin ve hepimizin "19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı "nı kutlarım. İlk defa Refika'nın Mutfağında gördüğüm ve çok sık yaptığım  Tel Kadayıf Böreği kısa zamanda farklı börek yapmak isteyenler için güzel bir alternatif olabilir. Afiyet olsun.
Malzemeler: (4 kişilik)
300 gr. tel kadayıf
2 büyük parça dil peyniri
2 yumurta
1 yemek kaşığı yoğurt
yarım çay bardağı süt
3 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz
karabiber
Hazırlanışı:
Dil peyniri tel tel ayrılır. Yumurtalar bir kaseye kırılır. Yoğurt, süt, zeytinyağı, tuz ve karabiber yumurtaya eklenir  hepsi karıştırılıp, çırpılır. Kadayıf bu sosa batırılır ve iyice harmanlanır. Sosla iyice ıslatılan kadayıfın yarısı yağlanmış tavaya yayılır.Üzerine tel tel ayrılan peynir dizilir. Kalan kadayıf peynirin üzerine tamamen kapatılır. Tavada tek tarafı pişince bir tabak yardımı ile ters çevrilir ve diğer tarafı da pişirilir. İki tarafı da pişen börek dilimlenip sıcak sıcak servis edilir.(Tarif Lezzet Dergisinden alınmıştır)
AFİYET OLSUN

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler Günü Kutlu Olsun


Herkese mutlu Pazarlar dilerim. Başta annemin olmak üzere tüm annelerin Anneler Gününü kutlarım.

Blogumda Anneler Gününe özel gelenekselleşen; Hayatın bana en güzel armağanı olan ve blogumun tüm resimlerini çeken sevgili kızımın Anneler Günü için bana çektiği fotoğrafları  mutluluk ve bahar sevinci vermesi amacıyla tüm annelere armağan ediyorum.
Sevgiler.




9 Mayıs 2012 Çarşamba

Fettucini Alfredo

Haftasonu Fettucini Alfredo yaparken geçen yaz İtalya Roma'da gittiğimiz Alfredo Restoranı ve orada yediğimiz makarna aklıma geldi. Henüz İtalya seyahatimi yayınlamadığım için (umarım bu sene bitmeden vakit bulup yaynlarım) bu restoranın hikayesini sizlerle paylaşamadım ve  daha fazla beklemeden bu vesile ile hem bu makarnanın hem de restoranın hikayesini anlatmak istedim.

Sinyor Alfredo, 1914 yılında doğum yaptıktan sonra sağlığı bozulup iştahı kesilen eşine yemek yedirmek için mutfağa girer ve ileride kendi adını alıp  tüm dünyaya nam salacak meşhur makarnayı yaratır. Roma'daki restoranında kendi hazırladığı makarnasıyla bir anda meşhur olan Alfredo'nun fotoğrafları günümüzde halen restoranın duvarlarında bulunmaktadır.  
Kıvrık uzun bıyıkları ile ilginç  ve neşeli bir kişi olan Alfredo'nun ünü kısa sürede tüm dünyaya yayılır. Gelen konuklarına kendi elleri ile makarnayı karıştırıp, yediren Sinyor Alfredo'nun  restoranı ünlülerin uğrak yeri olur. Bir Hollywood yıldızı olan  Douglas Fairbanks'ın yolu balayı için geldiği Roma'da bu lokantaya düşer. Burada yediği makarnayı çok seven ve Roma'da kaldığı süre içerisinde  sürekli burada makarna yiyen Fairbanks ülkesine dönünce, altın bir çatal-kaşık yaptırıp Sinyor Alfredo'ya gönderir. İşte o günden beri  Alfredo'nun simgesi o altın çatal-kaşık olur.
Lokantanın dört bir yanı ünlü ziyaretçilerin fotoğraflarıyla dolu. ( Sakıp Sabancı'nın da fotoğrafı bulunmaktadır) Aralarında yerli yabancı siyasetçiler, iş adamları ve dünyaca ünlü sanatçıların yer aldığı geniş bir müşteri portföyüne sahip olan ve ailenin 4. kuşağı tarafından işletilen  Alfredo Restoran, adeta bir  müzeyi andırmaktadır. Bir asırdır özenle koruduğu atmosferi ile Roma'da başlı başına bir tarih olarak durmaktadır.



Eğer yolunuz Roma'ya düşerse  Fettucini Alfredo'nun orjinalini kendi yerinde yemek için mutlaka Alfredo'ya gitmenizi öneririm. Bu kadar anlatımdan sonra sizlere gerçek Fettucini Alfredo tarifini de vermeden postunu bitirmek istemiyorum.  Farklı versiyonları yapılan bu makarnanın orjinalinde  et, tavuk gibi hiçbir ek malzeme olmayıp, maydanoz gibi renk veren sebzeler bulunmamaktadır.
Malzemeler:
1 paket fettucini makarna
1 kutu krema (100 gr.)
3 çorba kaşığı tereyağ
200 gr rendelenmiş parmesan peyniri
Tuz
Hazırlanışı
Makarna  tuzlu suda paketin üzerinde yazan süre kadar haşlanır ve süzülür.  Bir tavada tereyağı eritilir ve içine kremayı konulur ve birlikte 5 dakika karıştırılarak pişirilir. Tavaya rendelenmiş  parmesan peyniri ve tuz eklenir bir iki karıştırılır ve altı kapatılır. Makarna sosun içine dökülür ve iyice karıştırılır. Makarna ile sos iyice harmanlanınca makarna servis tabağına alınıp, sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN.
NOT: Postun en başındaki makarna fotoğrafı Alfredo Restoranda yediğimiz makarnanın fotoğrafıdır.

8 Mayıs 2012 Salı

Çok Yönlü Blogger Ödülü

Sevgili Nes-Kayfee, Lezzetli Sanatlar, Bir Kase Lezzet, Mahzun Prenses, Mutfaktaki Acemi, Pastaeli ve Anneannenin emekleri,   beni "Çok Yönlü Blogger" ödülüne layık görmüşler. Hepsine çok teşekkür ederim. Ben de bu ödülü beni takip eden tüm blogger'lara gönderiyorum.

Sevgilerimle.

30 Nisan 2012 Pazartesi

Çıldır Köfte

Herkese güzel bir hafta dilerim. Yine zaman çok hızlı akıyor Nisan ayının sonuna geldik bile. Bugün  fotoğrafını Lezzet Dergisinde gördüğümden beri çok beğendiğim birkaç  lezzeti birarada barındıran ve sunumu hoş olan bir tarif paylaşmak istiyorum. Afiyet olsun.
Malzemeler: (6 kişilik) Tarif Lezzet Dergisinden alınmıştır.

6 tırnak pide
500 gr köftelik kıyma
1 su bardağı ıslatılmış ekmek içi
Tuz
Karabiber
Kekik
1 su bardağı et suyu
zeytinyağı
Domates sosu için
1 soğan
2 diş sarımsak
zeytinyağı
3 domates
Tuz
Yoğurt sosu için
2 su bardağı süzme yoğurt
4 diş sarımsak
2 tatlı kaşığı tereyağı
Karabiber
Patates püresi için
2 patates
1 yemek kaşığı tereyağı
1 çay bardağı süt
tuz
Hazırlanışı: Kıyma, ekmek içi, tuz, karabiber ve kekik bir kapta yoğurulup hamburger köftesi büyüklüğünde köfteler hazırlanır. Izgarada pişirilir. Zeytinyağı bir tavada ısıtılır. Pideler tavada alt üst edilerek kızartılır. Patates püresi için, bir tencerede patatesler üzerini geçecek kadar suda haşlanır. Haşlanan patatesler çatalla ezilir. Tereyağı, tuz ve süt eklenip iyice karıştırılır.. Domates sosu için ince kıyılmış soğan ve sarımsaklar zeytinyağı ısıtılmış bir tavada sotelenir. Kabuğu çıkarılmış ve küçük küçük doğranmış domatesler ilave edilip pişirilir. Tuz eklenir ve ocaktan alınır. Bu karışıma et suyu eklenir ve pideler ıslatılır. Yoğurt sosu için, süzme yoğurda ince kıyılmış sarımsaklar, tereyağı ve karabiber eklenip karıştırılır. Islatılan pideler servis tabağına alınır. Üzerine sırasıyla patates püresi, köfte ve yoğurt sosu dökülüp, domates sosu da yanına konulurak sıcak olarak servis yapılır.

AFİYET OLSUN.



29 Nisan 2012 Pazar

Porland Porselen'den "En Güzeli Benim Sofram" Yarışması

Porland Porselen'den Anneler Gününe Özel Facebook Yarışması:  "EN GÜZELİ BENİM SOFRAM!''
Porland Porselen, 20. Yaşını müşterileriyle kutluyor. Kendi stilini belirleyenler için ürettiği birbirinden özgün tasarımlarıyla “Ev ve Yaşam” trendlerine yön veren Porland, 20. yılında “Anneler Günü”ne özel, birbirinden şık 20 ayrı hediye veriyor.
Porland, sofra düzeni konusunda “kendine güvenen” ve “en güzeli benim sofram” diyen herkesi, Facebook üzerinden yaptığı yarışmaya davet ediyor.
Porland’ın resmi Facebook sayfasında (www.facebook.com/porlandkurumsal) 24 Nisan-13 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan yarışmanın sonunda; Porland Porselen’in yemek takımlarından, kahvaltı takımlarımdan, ev aksesuarlarından ve çay kahve takımlarından birine sahip olabileceksiniz.
Yarışmaya katılmak için yapılması gereken; doğru servis kurallarını göz önünde bulundurarak kendi stilinde bir yemek masası sunumu oluşturmak. Hazırladığınız sofranın fotoğrafını çekerek, Porland’ın Facebook sayfasında yarışmaya katıl bölümünden yükleyebilirsiniz. Katılımcıların değerlendirmeye girebilmek için sofralarını Porland ürünleriyle hazırlamaları gerekiyor.
“En Güzeli Benim Sofram” diyorsanız;
Porland’ın Facebook sayfası (www.facebook.com/porlandkurumsal) sizleri bekliyor.
Porland “En Güzeli Benim Sofram” Yarışmasının Ödülleri:

1. 12 Kişilik Yemek Takımı ve 12 Kişilik Kahvaltı Takımı

2. 12 Kişilik Yemek Takımı

3. 6 Kişilik Yemek Takımı

Sonra gelen 17 katılımcı: Porland ürünlerinden oluşan çeşitli (içeriğini Porland’ın belirleyeceği) hediye paketleri.

Şimdiden tüm yarışmacılara başarılar dilerim.

Lipton İlk Hasat Çay

Lipton'dan çay tiryakilerine yeni bir çay. " Çayın en özel hali...Lipton ilk hasat." Doğu Karadeniz'de çay, Mayıs ayından Ekim ayına kadar süren 3 hasatta toplanır. En kaliteli çay ise  ilk hasatta toplanan en taze çay yapraklarından elde edilir. Lipton, baharın gelişiyle filizlenen bu en taze çay yapraklarını özenle topladı, ilk hasatta toplanan; rengiyle, aromasıyla, lezzetiyle en üstün olan yapraklardan oluşan çok özel bir çay yarattı. Yeni Lipton İlk Hasat; etrafı saran mis gibi kokusu, berrak demi ve kolay içimiyle çay tutkunlarına mükemmel bir çay keyfi sunuyor...
Çay tiryakilerine öneririm. Afiyet Olsun.

23 Nisan 2012 Pazartesi

23 Nisan Pastası

Başta küçük Çeşniciler Selin, Ecem ve Defne olmak üzere tüm çocukların ve herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlarım. Sayfamda artık bir gelenek hale getirdiğim üzere bugün blogumu bayram çocuklarına bırakıyorum bakalım bizim 3 kafadar bize ne yapacaklar? Haydi kızlar blog sizin.

Günün anlamına uygun olarak Selin, Ecem ve Defne 23 Nisan Pastası yapıyorlar.
Malzemeler
1 adet 2 katlı hazır pasta tabanı
muhallebi için
3 su bardağı süt
1 çay bardağı şeker
3 yemek kaşığı un
2 tatlı kaşığı mısır nişastası
1 yumurta
1 paket sade toz krem şanti
1 su bardağı süt (kremşanti için)
Aralara ve üzerine koymak için dilimlenmiş meyveler (muz,çilek kivi gibi)




Hazırlanışı: Kremşanti hariç tüm malzemeler çırpılarak kaynayıp koyulaşana kadar pişirilir. Kaynamaya başladıktan sonra ocaktan alınır. İçine 1 bardak süt ile hazırlanan krem şanti eklenir ve iyice çırpılır ve hepsi iyice karıştırılır. (Kızlarımızın hepsi karıştırma işine destek verdiler)


Aralara konulacak olan meyvalar küçük küçük kesilir, dilimlenirler. (Bizim kızlar kivi, çilek ve muzu uygun bulup, bunları dilimlediler)


2 katlı pastabanın ilk katı süt ile ıslatılıp, krema üzerine iyice yayılır. (Selin ablamız Ecem ve Defne meyvaları dilimlerken pasta tabanını ıslatma işlemini büyük bir dikkatle gerçekleştirdi)


İşlemler sırasında bizimkiler poz vermeyi de ihmal etmediler.


Dilimlenmiş meyveler ile ara kat oluşturulur.Üzerine pastabanın ikinci katı konulup,üstü ve kenarları tekrar krema ile güzelce kaplanıp, pastanın üzeri istenilen meyvelerle süslenir.


Kızlar meyvelerle yetinmeyip renkli bonibonlarla pastanın üzerine 23 Nisan yazdılar.


Ne kadar güzel olmuş değil mi?


Pastamızın herşeyi tamam. Afiyet olsun.


Sevgili Selin, Ecem ve Defne ellerinize sağlık. Pastanız o kadar güzel olmuş ki insan yemeye kıyamaz. Dünyanın tek Çocuk Bayramına sahip olmanın kıymetini bilip, bu Bayramınıza sahip çıkın diyor ve Bayramınızı bir kez daha kutluyorum. Her yıl bu gün ve istediğiniz her gün blogum sizindir. Sizleri sevgiyle kucaklayıp, öpüyorum.

Lezzet Sihirbazları Yarışması” meze sihirbazlarını arıyor

“Hem meze ustasıyım, hem de yemek bloğum var.” diyenler, “Lezzet Sihirbazları Yarışması”nda buluşacak. Tukaş ve Carousel AVM işbirliği ile düzenlenen yarışmaya yemek blog yazarları, meze kategorisinde Tukaş ürünleriyle geliştirecekleri özgün tariflerle katılacak. Meze sihirbazlarını ise, lezzet ustası şefler ve gurmelerin yer aldığı jüri belirleyecek.
Mezeler, Türk mutfağında sofraların vazgeçilmezidir. Meze yapımı, ustalık ister. Tukaş ve Carousel Alışveriş Merkezi işbirliğiyle “meze” kategorisinde düzenlenen “Lezzet Sihirbazları Yarışması”, meze ustası yemek blog yazarlarının katılımıyla gerçekleşecek. Yemek blog yazarlarının kendilerine özgü meze tarifleriyle katılacakları yarışmaya başvurular, 16 Nisan - 7 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılacak. “Meze sihirbazı” yemek blog yazarı ise, 12 Mayıs 2012 Cumartesi günü Carousel Alışveriş Merkezi’nde düzenlenecek finalde Sahrap Soysal, Eyüp Kemal Sevinç ve Ayşe Tüter’in yer aldığı jüri tarafından belirlenecek. 12 finalist, EKS Mutfak Akademisi tarafından belirlenecek.
Yarışmaya katılmak isteyen yemek blog yazarları, 16 Nisan – 7 Mayıs 2012 tarihleri arasında lezzetsihirbazlari@tukas.com.tr e-mail adresine Tukaş ürünleriyle geliştirdikleri özgün meze tariflerini ve bu mezenin fotoğraflarını göndererek yarışmaya katılabilecekler. Ön değerlendirme, 8 Mayıs 2012 tarihinde usta şef Eyüp Kemal Sevinç ve EKS Mutfak Akademisi şefleri tarafından yapılacak. Ön değerlendirme sonrasında 12 blog yazarı, finalist olarak belirlenecek.
Final, 12 Mayıs 2012 Cumartesi günü Carousel AVM’de yapılacak.
12 finalist, Carousel Alışveriş Merkezi’nde düzenlenecek finalde, özgün meze tariflerini Tukaş ürünleriyle jürinin ve izleyicilerin karşısında hazırlayacaklar. Yarışmanın birincisi; lezzet ustaları Sahrap Soysal, Eyüp Kemal Sevinç ve Ayşe Tüter tarafından belirlenecek. Finalde ilk üç sırada yer alacak yemek blog yazarlarını sürprizler ve çeşitli ödüller bekliyor.
Katılım Koşulları
• Yarışmaya yalnızca yemek sitesi ve/veya bloğu olan 18 yaşından büyük kişiler katılabilecektir. (Yemek ile hobi olarak uğraşan, yemek bloğu ve/veya sitesi olan amatör katılımcılar, yarışmaya katılabilecektir.)
• Yarışma, “Meze” kategorisini kapsayacaktır. Katılımcılar, meze kategorisinde Tukaş ürünleri kullanarak geliştirdikleri özgün tarifleri ile yarışmaya katılabilecektir. Meze tariflerinin pişirme olmaksızın hazırlanması gerekmektedir. Her yarışmacı, en fazla 2 tarifle yarışmaya katılabilecektir. (Tariflerin, daha önce herhangi bir yarışmaya katılmamış ve özgün olması zorunludur.)
• Yarışmacılar, geliştirdikleri meze tariflerini ve fotoğraflarını 16 Nisan 2012 – 08 Mayıs 2012 tarihleri arasında lezzetsihirbazlari@tukas.com.tr adresine gönderebilecektir. Bu e-mail adresine gelecek her tarif içerikli e-mail, “Tarifiniz alınmıştır. Yarışmaya katılımınızdan dolayı teşekkür ederiz” şeklinde geri bildirim ile tarafımızca teyid edilecektir.
• Katılımcılar, meze tariflerini ve fotoğraflarını en son 07 Mayıs 2012 Pazartesi günü saat 17:00’ye dek gönderebilirler. Tüm katılımcıların listesi, isimleri ve tariflerinin adları ile 08 Mayıs 2012 Salı günü Tukaş web sitesinde (www.tukas.com.tr) yayınlanacaktır.
• Meze tarifleri, Tukaş ürünleri kullanılarak hazırlanacaktır. Yarışmacılar, kendilerine bildirilecek Tukaş ürün listesinde yer alan ürünleri tariflerinde kullanabilecektir. Tariflerde kullanılacak Tukaş ürünleri ve ek gıda malzemeleri, yarışmacılar tarafından satın alınacaktır.
• Tarifler ve fotoğraflar, 08-09 Mayıs 2012 tarihleri arasında ön elemeye tabi tutulacaktır. Ön eleme; Tukaş’ın mutfak danışmanı Eyüp Kemal Sevinç liderliğindeki EKS Mutfak Okulu usta şefleri tarafından yapılacaktır. Ön elemede 12 blogger’a ait 12 meze tarifi, finalde yarışmak üzere belirlenecektir. Ön eleme sonuçları, 11 Mayıs 2012 Cuma günü Tukaş web sitesinden (www.tukas.com.tr) duyurulacaktır. Ayrıca kazananlara ve her katılımcıya e-mail olarak yazılı bildirilecektir.
• Ön elemeyi geçen 12 blogger, 12 Mayıs 2012 Cumartesi günü İstanbul’da Bakırköy Carosuel Alışveriş Merkezi’nde gerçekleştirilecek final organizasyonunda birincilik için yarışacaktır.
• Finalde 12 blogger, ön elemeyi geçip, finale kalmaya hak kazanan kendilerine ait 12 özgün meze tarifini jüri üyeleri önünde yapacaktır.
• Finalde değerlendirmede; lezzet, özgünlük, içerik ve yaratıcılık kriterlerinin yanı sıra sunum tarzı da baz alınacaktır.
• Finalde yarışmacılara tarifte yer alan Tukaş ürünleri ve ek gıda malzemeleri ile hazırlama materyalleri (karıştırma kabı, kase, kesme tahtası, bıçak, el blender, kaşık, çatal, tel çırpıcı) verilecektir. Bunlar dışındaki sunum ve süsleme malzemeleri, 12 blogger tarafından temin edilecektir.
• Final yarışmasında birincilik, ikincilik ve üçüncülük derecelerine jüri tarafından layık görülen tarifler, aynı gün yine jüri tarafından açıklanacaktır.
• Ödüller, 12 Mayıs 2012 Cumartesi günü Carousel Alışveriş Merkezi’ndeki final organizasyonunda takdim edilecektir.
• Yarışmacılar meze tariflerinin ve fotoğrafların fikri haklarının kendilerine ait olduğunu beyan ederler. Katılımcılar, kendileri tarafından sağlanmış herhangi içeriğin bir üçüncü şahsın fikri haklarını ihlal etmesi durumunda her türlü yasal, maddi ve manevi sorumluluğun kendilerine ait olduğunu peşinen kabul ve beyan ederler.
• Yarışmacılar, meze tarifleriyle ilgili bir telif hakkı talep etmeyeceklerdir. Katılımcılar, kendileri tarafından gönderilen tarif ve fotoğrafın her türlü kullanım haklarını zaman ve mecra sınırlaması olmadan tümüyle Tukaş’a devrettiklerini peşinen beyan ve kabul ederler.

20 Nisan 2012 Cuma

Ballı Minik Pankek

Herkese güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Haftasonu kahvaltılarınız için tatlı bir alternatif sunmak istiyorum. Bu pankeklerin özelliği minik tavada yapıldığı için küçük olması ve özellikle çocuklar tarafından rahatlıkla yenilebilmesi. Pankeklerin içine konulanlar ve üzerine sürülenler konusunda serbest olup ağız tadınıza göre alternatifleri arttırabilirsiniz. Afiyet olsun.
Malzeme:(Tarif Lezzet Dergisinden alınmıştır) 15 adet
1 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı un
2 yemek kaşığı toz şeker
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Pudra şekeri
Bal
Hazırlanışı: Yumurta, süt, şeker, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve vanilya çırpılır. Un ve kabartma tozu eklenir ve hepsi iyice karıştırılır. Minik boy teflon tava ısıtılır ve fırça ile yağlanır. Karışımdan yemek kaşığı ile alınıp, yuvarlak şekilde tavaya dökülür. Önlü arkalı kızarıncaya kadar pişirilir. Hamur bitinceye kadar işlem tekrarlanır. Minik pankeklerin aralarına bal sürülüp üst üste dizilir.Üzerine pudra şekeri serpilip, bal dökülüp servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

18 Nisan 2012 Çarşamba

Yalancı Su Böreği

Herkese güzel bir gün dilerim. Eğer vaktiniz yoksa, uğraşmak istemiyorsanız ama canınız su böreği çektiyse buyrun size yalancı su böreği tarifi. Afiyet olsun. (Tarif Lezzet Dergisinden alınmıştır)
Malzemeler:
6 yufka
6 yumurta
3 su bardağı süt
125 gr tereyağı
Yarım su bardağı zeytinyağı
1 paket kabartma tozu
İç harcı için
150 gr beyaz peynir veya lor peyniri
1 demet ince kıyılmış maydanoz
Hazırlanışı: Tereyağı eritilip ılınmaya bırakılır. Derin bir kapta ılınmış tereyağı, yumurtalar, süt, yarım su bardağı zeytinyağı ve kabartma tozu karıştırılıp, çırpılır. Bir yufka kenarlardan taşacak şekilde fırın tepsisine yayılır ve üzerine hazırlanan harçtan gezdirilir. Diğer iki yufka harca batırılıp tepsideki yufkanın üzerine yerleştirilir. Maydanoz ince ince kıyılıp rendelenmiş peynirle karıştırılır. Yufkanın üzerine yayılır. Kalan 3 yufka aynı şekilde harca batırılıp peynirli harcın üzerine döşenir. Dışarıya sarkan yufkalar üzerine kapatılır. Kalan harç üzerine dökülür. Önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlı fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Pişince kısa bir süre dinlendirilir ve dilimlendirilerek sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

16 Nisan 2012 Pazartesi

Sebzeli Tavuk Rosto

Herkese güzel bir hafta dilerim. Sunumu ve lezzeti çok güzel bir tarifim var bugün denemeyenlerin denemesini öneririm. Afiyet olsun (Tarif Lezzet dergisinden alınmıştır)
Malzemeler:
4 parça tavuk göğsü
2 yumurtanın sarısı
1 su bardağı bezelye(haşlanmış)
2 yemek kaşığı galeta unu
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 kırmızı biber
1.5 çay kaşığı köri
Tuz
Karabiber
Üzeri için
1 su bardağı mısır gevreği
Hazırlanışı: Tavuk etleri mutfak robotunda çekilerek kıyma haline getirilir. Yumurta sarıları, galeta unu, tuz, karabiber, köri ve zeytinyağı eklenip hepsi robotta karıştırılıp bir kaba alınır. Biber küp şeklinde doğranır ve haşlanmış bezelye ile birlikte tavuk kıymasına karıştırılır. Fırın tepsisine yağlı kağıt konulur ve tavuklu karışım rulo haline getirip tepsiye yerleştirilir. Mısır gevrekleri ezilerek kırıntı haline getirilir. Tuz, karabiber ile karıştırılıp rostonun üzeri kaplanır. Önceden ısıtılmış fırında 190 C'de 40-45 dakika kadar pişirilir.

Fırından çıkınca 5 dakika bekletilip, dilimlenerek sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

13 Nisan 2012 Cuma

Tarçınlı Kurabiye

Herkese güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Sizlerden bir süredir ne yazık ki üzüntülü bir olay nedeni ile ayrı kaldım. Sevgili teyzemi aniden kaybettik ve yıkıldık. Allah rahmet eylesin. Bu süre içerisinde beni merak eden arayıp, mail atan herkese çok teşeşkür ederim. Haftayı güzel bir kurabiye ile kapatalım istedim. Afiyet olsun.
Malzemeler:
200 gr. tereyağı
1,5 su bardağı şeker
2 tane yumurta
aldığı kadar un
1 kahve fincanı zeytinyağı
2 yemek kaşığı yoğurt
1 paket kabartma tozu
tarçın
hindistan cevizi
Hazırlanışı
Tereyağı, şeker, yumurta(yumurtanın bir tanesinin beyazı kurabiyenin üzerine sürmek için ayrılır), zeytinyağı, yoğurt bir kabın içerisinde karıştırılır. İyice karıştırılınca üzerine un ve kabartma tozu eklenir. Ele yapışmayan bir hamur kıvamına gelene kadar un eklenir. Yoğurulan hamurdan parçalar koparılır ve elde yuvarlanır. Bir kabın içine hindistan cevizi ve tarçın dökülür ve ikisi iyice harmanlanıp, birbirine karıştırılır. Şekillenen kurabiyeler önce bir kenara ayrılan yumurta beyazına, ardından tarçınlı karışıma bulanır. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine konulan kurabiyeler önceden ısıtılmış fırında 180 C'de üzerleri kızarana kadar pişirilir. Pişince fırından çıkarılır ve ızgara üzerinde bir süre bekletilir. Sıcak sıcak çay ya da kahve ve özellikle çocuklar için sütle beraber servis edilir.
AFİYET OLSUN.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...