19 Kasım 2011 Cumartesi

Edirne - Tava Ciğeri

Herkese güzel bir hafta sonu dilerim. Geçtiğimiz günlerde iş nedeni ile Edirne'ye gittiğimde meşhur Edirne Ciğerini denedim. Bu nefis ciğeri yediğim yeri de bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Gittiğim ciğerci "Meşhur Edirne Ciğercisi-Kazım&İlhan Usta"isminde ve şehirde oldukça ünlü bir yer. Ciğeri tadınca ününü gerçekten hakettiğini anladım. 1967'de açılan ve bugün Balıkpazarı-Osmaniye cad.N:69 - Edirne adresinde hizmet veren lokanta "100 Tarihi Lokanta" kitabında haklı yerini almış.


Pekçok ünlünün Edirne'ye gittiğinde uğramadan geçmediği bir durak burası. Duvarları bu ünlülerin fotoğraflarıyla dolu.




Ciğer gelene kadar sofraya öncelikle kuru biber kızartması ve nefis yoğurt geliyor. Taze ekmekle bunları yiyerek ciğeri bekliyorsunuz.


Her gün taze kesilen ciğerle yapılan meşhur Edirne Tava Ciğerini denemek istiyorsunuz Kazım&İlhan Usta Ciğercisine uğramanızı öneririm.




AFİYET OLSUN

16 Kasım 2011 Çarşamba

Fıstıklı Yumurtalı Ispanak

Herkese hafta ortasından merhaba. Kışın cankurtaran sebzelerinden biri ıspanaktır. Ispanağın Kıymalısı, böreği, çorbası, makarnası, mücveri kışın sofralarımızda oldukça fazla yeralır. Bugün bu güzel sebzenin en kolay hazırlanan hali var. Özellikle yeni yemek yapmaya başlayanlar için ideal bir tarif. Afiyet olsun.
Malzemeler: (1 kişilik)
300 gr Ispanak
1 Adet küçük boy kuru soğan
1 Adet Yumurta
yarım çay bardağı dolmalık fıstık
Zeytinyağ
Tuz
Karabiber
Hazırlanışı:
Ispanaklar iyice yıkanır ve süzülür. İri iri doğranır. Bir tencereye zeytinyağı konulup ısıtılır. Küçük küçük doğranmış soğanlar tencereye eklenir ve hafifçe kavrulur. Dolmalık fıstıklar tencereye eklenir ve çok hafif kavrulurlar (renklerinin kahverengiye dönmemesi gerekiyor) Doğranmış ıspanaklar parça parça tencereye konulur ve hepsi karıştırılarak pişirilirler. Suyunu çekince tuz ve karabiber eklenir. En son olarak yumurta için ıspanakların arasında bir çukur açılır ve buraya yumurta kırılır. Yumurtanın beyazı pişene kadar ocakta tutulur ve beyazı pişince ocağın altı kapatılır. Yumurtanın üzerine karabiber serpilir ve hemen sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

14 Kasım 2011 Pazartesi

Fırında Kış Çorbası

Soğuk bir haftanın ilk gününden merhaba. Buz gibi bir havada sıcacık bir çorba iyi olur diye düşündüm ve haftaya sıcacık bir çorba ile başlamak istedim. Kış sebzelerini içinde barındıran ve vitamin deposu olan bu çorba sunum şekli ile misafir sofralarınız için de bir alternatif olabilir. Afiyet olsun.
Malzemeler: (4 kişilik)
1 adet pırasa
2 adet havuç
1 adet kereviz
2 adet patates
1 su bardağı haşlanmış kuru fasulye
5 yaprak ıspanak
2 yemek kaşığı maydanoz
1 yemek kaşığı salça
4 adet milföy hamuru
2 yumurta sarısı
Zeytinyağı
Tuz
Karabiber
Hazırlanışı:
Zeytinyağı bir tencerede ısıtılır. Küçük küçük doğranmış pırasa içine konulur ve kararmadan kavrulur. Ardından küçük küçük doğranmış havuç, kereviz, patates eklenir ve birlikte çevrilerek karıştırılır. Küçük küçük doğranmış ıspanak, haşlanmış kuru fasulye ve maydanoz da tencereye konulur karıştırılır. En son olarak salça, tuz ve karabiber eklenir, birlikte iyice karıştırılır. 5 su bardağı sıcak su konulur ve pişmeye bırakılır. (Bu çorba için istediğiniz başka sebzeleri de ekleyebilirsiniz) Sebzeler yumuşayınca blender ile püre haline getirilir. Tencerede suyu ile birlikte 1, 2 dak. tekrar karıştırılarak pişirilir ve minik güveç kaplarına paylaştırılır.


Milföy hamurları merdaneyle inceltilip, güveç kaplarının ağzını kapatıp, yanlarından sarkacak kadar genişletilir. Hamurun iki yüzüne de iyice çırpılmış yumurta sarısı sürülür ve güveç kabının ağzı kapatılıp, kenarları sıkıca bastırılır. Önceden ısıtılmış fırında 200 C’de milföy hamurunun üzeri kızarıp iyice kabarana kadar (yaklaşık 5-10 dak.) pişirilir. Hamurlar kızarıp, kabarınca fırından çıkarılır ve hamurlar sönmeden çorba hemen servis yapılır.


AFİYET OLSUN

12 Kasım 2011 Cumartesi

Minik Omletler

Herkese güzel bir haftasonu dilerim. Pazar kahvaltısı için sizlere alternatif bir omlet tarifim var. Bu minik omletlerin bizim evdeki adı "kendini muffin sanan omletler" dir. Afiyet olsun.
Malzemeler (6 adet)
4 adet yumurta
2 adet sosis
4 dilim salam
1 adet domates
yarım çay bardağı rendelenmiş beyaz peynir
yarım çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
zeytinyağı
tuz
karabiber
Hazırlanışı:
Sosisler, salam ve domates küçük küçük doğranır ve bir kap içinde harmanlanır.(Omletin iç harcı için istediğiniz malzemeleri ekleyebilirsiniz) Zeytinyağı ile yağlanmış muffin kalıplarının dibine bu karışım paylaştırılır. Üzerlerine önce rendelenmiş beyaz peynir, ardından rendelenmiş kaşar peyniri konulur ve hepsi hafifçe bastırılır. Kalıplarda biraz boşluk bırakılır. Yumurtalar bir kapta iyice çırpılır, tuz ve karabiber eklenir karıştırılır. Bu karışım tüm kalıplara pay edilir. Önceden ısıtılmış fırında 180 C'de 25-30 dak. kadar pişirilir. Omletler iyice kabarıp, kızarınca fırından çıkarılır ve 5 dak.fırın ızgarasında bekletilir. 5 dak. sonra kalıplardan çıkarılır ve sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

11 Kasım 2011 Cuma

Kestaneli Cup

Herkese güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Geçtiğimiz hafta iş için Bursa'ya gidince kestane delisi olan ben dönüşte Kafkas'a uğrayıp kestanenin her türlü halini alıp geldim. Tatlı günüm olan bugün oradan aldığım kestane püresi ile yaptığım çok basit ve çabucak hazırlanan ilk tarif geliyor. Tarif sevgili Güner Teyze'ye ait. Kendisinin altın kadar değerli yemek tariflerini benimle paylaştığı için buradan ona ve Hande'ye bir kez daha teşekkür ederim. Afiyet olsun.
Malzemeler:
Yarım kavanoz hazır kestane püresi(tatlandırılmış)
1 paket krem şanti
1 çay bardağı süt
Hazırlanışı:
Kestane püresi kaselerin dibine konulur. Diğer tarafta krem şanti bir kaba dökülür ve 1 çay bardağı süt eklenerek mikser ile karıştırılır. Krem şanti istenen katı kıvamını alınca kestane püresinin üzerine konulur. İstenirse şantinin üzerine damla çikolata veya dövülmüş antep fıstığı serpilerek servis edilir (Biz sade sevdiğimiz için üzerine ekleme yapmadık)
AFİYET OLSUN.

6 Kasım 2011 Pazar

Bayramınız Kutlu Olsun

Yüreğimiz yansa da, kanadımız kıırık olsa da hayat geçiyor ve işte bir Bayram daha geldi. Umarım bir daha bu kadar içimiz acı dolu, bu kadar canımızın yandığı bir Bayrama uyanmayız.
Sevdiklerinizle mutlu, huzurlu bir Bayram geçirmenizi dilerim. Bayramınız Kutlu Olsun.

4 Kasım 2011 Cuma

Kuru İncirli Kurabiye

Yoğun bir iş haftasının son gününden merhaba. Herkese güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Adana'da başladığım haftayı Edirne, Çanakkale ve Balıkesir'e uğradıktan sonra bugün güzel Bursa'da noktalıyorum. Akşama ver elini İstanbul. Geçtiğimiz günlerde sevgili Nilüfer bana Aydın'dan nefis kuru incirler göndermiş bu güzel incirlerle hemen İncirli kurabiyeyi yaptım. Yiyenler tadına bayıldı sizlere de öneririm. Nilüfer'e de bir kez daha teşekkür ederim.
Malzemeler:(20 adet)
500 gr.kuru incir
350 gr. Toz şeker
3 yumurta akı
100 gr.badem tozu
150 gr. iri çekilmiş ceviz içi
1 çay kaşığı vanilya
Hazırlanışı:
İncirler ufak ufak doğranıp, tencereye konulur. Bir yumurtanın akı ve şeker ilave edilip, şeker eriyip karamelize olana kadar karıştırılarak pişirilir. Ocaktan alınır ve diğer tüm malzemeler içine eklenir. İyice karıştırılır. Ilınınca küçük parçalar koparılır ve yuvarlanır. Yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizilir. Önceden ısıtılmış 150 C’deki fırında 20 dak. pişirilir.Pişince fırından alınır ve soğuyunca servis edilir.
AFİYET OLSUN

2 Kasım 2011 Çarşamba

Kış Salatası

Herkese güzel bir gün dilerim. Bugün kış sebzeleriyle yapılan ve bu nedenle adı da Kış Salatası olan bir tarifim var. Bu salataya istediğiniz her türlü malzemeyi ekleyebilirsiniz.
Malzemeler( 4 kişilik)
1 adet küçük boy brokoli
1 adet karışık Akdeniz yeşilliği
4 adet haşlanmış patates
8,10 adet kurutulmuş domates
4 adet havuç
Zeytinyağı
Tuz
1 adet limonun suyu
Hazırlanışı:
Haşlanmış patatesler doğranır. Kurutulmuş domatesler sıcak suda yumuşatılır ve üzerine çok az miktar zeytinyağı gezdirilir. Domatesler küçük parçalara bölünür. Haşlanmış brokoli küçük dallara ayrılır. Havuçlarrendelenir. Akdeniz yeşillikleri ve diğer malzemeler bir kabın içine konur. Üzerine limon suyu, zeytinyağı ve tuzdan oluşan sos dökülür ve hepsi iyice karıştırılır. Servis tabağına alınan salatanın üzerine bir iki kuru domates atılır ve servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

31 Ekim 2011 Pazartesi

Cevizli Tagliatelle

Adana’dan herkese güzel bir hafta diliyorum. Kabus gibi üzüntülerin üst üste geldiği günlerden sonra umarım iyi bir haftaya başlıyoruzdur. Tüm milletimize Allah böyle acıları inşallah bir daha yaşatmaz. Cumhuriyetimizin 88 yılı ve Cumhuriyet Bayramımız da hepimize kutlu olsun. Saatlerin geri alınmasıyla iyice kendini hissettiren kış günlerine yakışan ve yedikçe insana enerji veren ve özellikle ceviz sevenler için bir tarifim var bugün. Afiyet olsun
Malzemeler: (4 kişilik)
1 paket tagliatelle(kalın erişte)
1 su bardağı ayıklanmış ceviz içi
1 tutam kıyılmış maydanoz
30 gr.rendelenmiş parmesan peyniri
100 ml. krema
Zeytinyağı
1 diş dövülmüş sarımsak
Hazırlanışı:
Cevizler teflon bir tavada yüksek ateşte 2 dak.kadar rengi kahverengileşinceye kadar hafifçe kavrulur. Kavrulunca altı kapatılır ve soğumaya bırakılır. Soğuyunca kıyılmış maydanozla birlikte mutfak robotunda iyice karıştırılıp, öğütülür. Zeytinyağı, dövülmüş sarımsak, parmesan peyniri, krema, tuz eklenir ve hepsi robotta karıştırılır. Diğer tarafta makarna tuzlu suda haşlanır, süzülür, cevizli sosun içine dökülür ve iyice karıştırılır. Servis tabağına alınarak sıcak sıcak serrvis yapılır.
AFİYET OLSUN.

18 Ekim 2011 Salı

Çökertme Kebabı

Soğuk bir günden merhaba. Bugün menümüzde Çökertme Kebabı var. Afiyet olsun.
Malzemeler:(4 kişilik)
1 kg.patates
yarım kilo biftek
1 adet kuru soğan
3 adet domates
1 su bardağı salça
tuz
karabiber
zeytinyağı
sarımsaklı yoğurt
Hazırlanışı:
Patateslerin kabukları soyulur ve kibrit çöpü kalınlığında doğranır. Tuzlu suda 30 dak. bekletilir. Suyu dökülür, kurulanır ve kızgın yağda kızartılır. Kağıt havlu üzerine alınır. Soğan küçük küçük doğranır ve zeytinyağında kavrulur. Şerit halinde kesilen etler soğana eklenir ve kısık ateşte ağzı kapalı olarak etler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Tuz, karabiber, kimyon, kekik serpilir. Diğer tarafta domatesler rendelenir ve zeytinyağında kavrulur. Salça domatese eklenir ve kısık ateşte 10 dak. pişirilir. Tuz ve karabiber eklenir ve karıştırılır. Servis tabağına önce patates konulur. Üzerine sarımsaklı yoğurt onun üzerine etler ve en üste domates sosu konulur. Sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

17 Ekim 2011 Pazartesi

Kahve Dünyası “Darüşşafaka Bardağı” projesine emek veren Darüşşafakalı öğrencilere teşekkür sertifikası verdi

HAYALLERİNİ KAHVE BARDAKLARINA ÇİZDİLER
KAHVE DÜNYASI’NDAN ÖDÜL ALDILAR
Kahve Dünyası, “Darüşşafaka Bardağı” sosyal sorumluluk projesine çizgileriyle hayat veren Darüşşafakalı öğrencilerle Kahve Dünyası İstinye mağazasında bir araya geldi. Kahve Dünyası müşterileri tarafından büyük ilgi gören proje için emek veren minik tasarımcılara birer teşekkür sertifikası verildi.Kahve Dünyası’nın Darüşşafakalı öğrencilerle yaptığı “Darüşşafaka Bardağı” sosyal sorumluluk projesinin ulaştığı başarıyı kutlamak için, 8 Ekim’de Kahve Dünyası İstinye mağazasında bir sertifika töreni düzenlendi. Tören için Darüşşafakalı öğrencilerle birlikte, Darüşşafaka okulları öğretmenleri ve Kahve Dünyası yetkilileri bir araya geldi.
Birlikte yapılan kahvaltının ardından Darüşşafakalı öğrencilere sertifikalarını sunan Marka ve Kurumsal İletişim Yöneticisi Eda Terçin, Kahve Dünyası olarak böyle bir proje gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyduklarını, Darüşşafaka öğrencilerinin emekleriyle üretilen bardakların, mağazaları ve kahveseverler için ayrı bir renk olduğunu söyledi. Hayal gücü ve yeteneklerini yansıttıkları projenin gördüğü ilgiden dolayı çok mutlu olan minik tasarımcılar, hayatlarının ilk ödülünün almanın heyecanını yaşadılar. “Darüşşafaka Bardakları”nı renklendiren küçük tasarımcıların kimisi iç mimar, kimisi endüstriyel tasarımcı veya grafiker olmak istiyor. Aralarında, Picasso’dan etkilenen de, çizim yaparken Iron Maiden, Linkin Park gibi metal gruplarının müziklerinden ilham alanlar da var.
“Darüşşafaka Bardağı” projesi Kahve Dünyası’nın Darüşşafaka öğrencilerle el ele vermesiyle gerçekleşti. Öğrenciler, endüstriyel tasarımcı Yeşim Bakırküre ile birlikte workshop çalışmalarına katılarak birbirinden özgün ve yaratıcı tasarımlar hazırladılar. “Darüşşafaka Bardakları” yaklaşık bir yıldır Kahve Dünyası mağazalarında duyarlı kahveseverlerin ilgisine sunuluyor. Şimdiye kadar 6 binden fazla “Darüşşafaka Bardağı” satıldı. 15 TL fiyatla satılan bardaklardan elde edilen gelir Darüşşafakalı öğrencilerin eğitime bağışlanıyor.


Geleneksel Türk Mutfağı Lezzetler Festivali

Anadolu Mutfağı Sınırları Kaldırıyor!
8000 Yıllık Lezzet Hazinesi Berlin’e Gidiyor!..
1. GELENEKSEL TÜRK MUTFAĞI LEZZETLER FESTİVALİ
BERLİN’DE DÜZENLENİYOR! 3-7 KASIM 2011, KU’DAMM MEYDANI
8000 yılın lezzet hazinesi sofralara geri dönüyor. Anadolu, Kafkasya, Ortadoğu, Balkanlar ve Akdeniz coğrafyası 8000 yılda sayısız kavime kucak açtı. Onları yaşattı, besledi, kültürlerine beşik oldu. Gelip göçen, yerleşen, varlığını sürdüren ya da tarihin sayfaları arasına karışan kavimlerin mutfak kültürleri bu toprakların potasında birbirine karıştı, eridi, dönüştü... Renkler, kokular ve tatlar etkileşime girdi, kaynaştı, iç içe geçti. Bu sonsuz lezzet hazinesi şimdi Berlin'de...



“Anadolu’nun 8000 yıllık mutfak kültürünü tanıtmak, yıllar içinde unutulmuş ya da unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini dünya yemek literatürüne kazandırmak” misyonuyla Anadolu Halk Mutfağı Derneği ve Berlin Kültür Müşavirliği tarafından projelendirilen Geleneksel Türk Mutfağı Lezzetler Festivali’nin ilki, 3-7 Kasım 2011 tarihleri arasında Almanya’nın kültür başkenti Berlin’de düzenlenecek.




Anadolu’nun lezzet haritasını 30 yıldan bu yana araştıran, lezzet ustası Adnan Şahin’in başkanlığındaki Anadolu Halk Mutfağı Derneği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile gerçekleştirdiği işbirliği sayesinde sürdürülebilir bir proje olarak; Avrupa’nın çeşitli kentlerinde de Anadolu halk mutfağını tanıtmayı hedefliyor. Anadolu Halk Mutfağı Derneği ve Berlin Kültür Müşavirliğince tasarlanan festivale ayrıca T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu, T.C. Dışişleri Bakanlığı da destek veriyor.




Berlin’in en işlek meydanlarından biri olan Ku’damm Meydanı’nda 2.000 metrekarelik alanda beş gün sürecek olan 1. Geleneksel Türk Mutfağı Lezzetler Festivali; ülkemize her yıl yaklaşık 4,5 milyon ziyaretçi gönderen Almanların; yerel Anadolu yemeklerini tatmalarını sağlayarak Anadolu mutfak kültürümüzün bilinirliğini artırmayı ve Türkiye’de gurme turizminin gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. Festival kapsamında Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden yola çıkarak kurulacak 7 stant yer alıyor. Her birinde farklı tatların sunulduğu stantlarda; Anadolu halk mutfağının önde gelen çorbaları, salataları, mezeleri, sıcak başlangıçları, ana yemekleri, pilav ve tatlıları Berlinliler ile buluşacak... Festival Anadolu lezzetlerini 3-7 Kasım tarihleri arasında hergün saat 11.00 ile 21:30 arasında Ku’damm Meydanı’nda buluşturacak.2011 yılında “Sofrasında Anadolu” temasıyla düzenlenen 1. Geleneksel Türk Mutfağı Lezzetler Festivali kapsamında yer alan; geleneksel mutfak şovları, macuncudan şerbetçiye sokak satıcıları, el zanaatlarının ilginç örnekleri, geçmişten bugüne “Anadolu Mutfak Avadanlık” Sergisi gibi etkinlikler, lezzetin yanı sıra kültürel değerlerimizle de Anadolu’yu Berlin’de sınırlar ötesine taşıyacak…
Sürdürülebilir bir proje olarak tasarlanan ve gelecek yıllarda diğer Avrupa kentlerinde de gerçekleştirilmesi planlanan proje; Avrupa lansmanında “1.Turkey Food- Experience 2011- Anatolia a la carte” ismi ile Berlinliler ile buluşacak... Alman şeflerin, gastronomi uzmanlarının, medyasının, lezzetsever Berlinlilerin, Almanya’da yaşayan Türklerin ve o dönem Berlin’de olacak turistlerin ziyaret etmesi beklenen Festivalin; Kültür ve Turizm Bakanlığı Berlin Kültür Müşavirliği’nce tanıtım ve reklam kampanyasıyla da desteklenerek en fazla kişiye ulaşması sağlanacak. Ülke tanıtımında kültürel değerleri ve ögeleri de ön plana çıkaran etkinliklere destek vererek pazarlama faaliyetlerinin içersine alan Kültür ve Turizm Bakanlığı bu tarz etkinliklerle deniz-güneş-kum gibi doğal harikalarının yanında kültürel zenginliğini de gözler önüne seriyor. Festivalin Almanya’daki lansmanı için ise Berlin Kültür Müşavirliğince 17 Ekim 2011 günü Berlin’de Anadolu Halk Mutfağı Derneği Başkanı Adnan Şahin’in sunumu ile Festival lezzetlerini Alman gurmet medyası ile ilk kez bir araya getirecek “tadımlı” bir basın toplantısı düzenlenecek.

14 Ekim 2011 Cuma

Konya -Etli Ekmek

Herkese güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Pazartesi Antalya'da başlayan ve dün Ankara'da sonlanan iş gezimin ara duraklarından biri Konya idi. Konya'ya gideceğim belli olduğundan beri tek hayalim bamya çorbası içmek ve etli ekmek yemekti. Bamya çorbasını Konya'lı bir aşcıdan aldığım tarif ile evde de bol bol yapmaktayım ama etli ekmeği sadece Konya'ya gidince yemekteyim. Bu sefer ki Konya ziyaretimde etli ekmek yemek için Meram'daki Cemo'ya gittik. Menümüzde ilk olarak Bamya çorbası vardı.


(Fotoğraf cemoetliekmek.com'dan alınmıştır.)


Ardından etliekmek, bıçakarası ve Konya böreği yenilip son olarak Konya'nın meşhur saç arası tatlısı tadıldı.

Etli ekmek:180 gr. Hamur, 100 gr. et, 100 gr. Sebzeden oluşur. Et,düve etinin kaburga ve boşluk kısmından kullanılır. Domates,yeşil biber,soğan,maydonoz,tuzdan oluşan sebze karışımı ile et yoğrulur. Boy azami 90 cm,enin 20 cm olması Konya etliekmeğinin özelliğidir.
Bıçakarası:180 gr. Hamur,100 gr et, 100 gr. Sebzeden oluşur. En önemli özelliği düve etinin bifteklik kısmından,iki bıçak arası tabir edilen minik et parçalarının domates , yeşil biber ve tuz ile yoğurularak kullanılmasıdır.
Konya Böreği 60 gr. Kıyılmış et ve 60 gr. Peynir karışımı,180 gr. hamurla börek şekli verilip fırınladıktan sonra,üzerine tereyağı sürülür.


(Fotoğraf cemoetliekmek.com'dan alınmıştır.)
Saçarası:Dinlendirilerek beze haline getirilen hamur, yufka şeklinde açılır. İçine kaymak, zeytinyağı ve şam fıstığı yayılır. Kıvrım şeklinde fırınlanıp, özel şerbeti ile tatlandırılır. Porsiyonu 180 gr olarak servis yapılır.
Yolunuz Konya'ya düşerse ve inanılmaz incelikte pide ile yapılan etliekmek ve bıçakarası yemek isterseniz Meram'daki Cemo'ya uğrayın derim.



Cemo: Meram Yeni Yol Cad. Meram Devlet Hastanesi Karşısı.Piyale sok. N.1 Konya







AFİYET OLSUN

10 Ekim 2011 Pazartesi

Fırında Beşamel Soslu Tavuk

Soğuk ve yağışlı bir hafta başlangıcından merhabalar. Güzel günleri bırakıp sevimsiz soğuk havalara geldik Artık bizlere daha fazla enerji veren, sıcak günlerde ağır gelen ama bu havalarda severek yenilebilen yemeklere özlem duyuyoruz. Haftaya soğuklar için bizlere enerji veren bir fırın yemeği ile başlamak istedim. Perşembe gününe kadar iş gezisi nedeniyle İstanbul dışında olacağım için tarifimi yazıp, kaçıyorum. Cuma gününe kadar hoşcakalın.
Malzemeler:(4 kişilik)
1 adet tavuk göğüs eti
2 adet haşlanmış patates
1 çay bardağı haşlanmış bezelye
1 adet haşlanmış havuç
40 gr. Tereyağı
1,5 yemek kaşığı un
1,5 su bardağı süt
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Tuz
Karabiber
Hazırlanışı:
Tavuk göğsü haşlanır. Soğuyunca didiklenir. Derin bir kaba didiklenmiş tavuk etleri, haşlanmış bezelye, küçük küçük doğranmış patates, havuç , tuz ve karabiber konulur ve hepsi iyice karıştırılır. Fırına konulacak kap yağlanır ve karışım kaba konulur. Diğer tarafta tereyağı sos kabında eritilir. Üzerine un eklenir ve kavrulur. Ilık süt ilave edilir ve muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Tuz ve karabiber eklenir karıştırılıp ocaktan alınır. Kaptaki karışımın üzerine dökülür. Son olarak rendelenmiş kaşar peyniri karışımın üzerine serpilir. Önceden ısıtılmış 200 C’de ki fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

7 Ekim 2011 Cuma

Vişneli Kek

Herkese hayırlı ve güzel bir Cuma günü dilerim. Bugün yazdan kalma bir hava var güneş insanı hem ısıtıyor hem de mutluluk veriyor. Bu güzel günde ben de yenince insanı mutlu eden bir kek tarifi vermek istiyorum. Her ne kadar bu tarife kek dense de üst kısmının yapılışı ve tadı itibariyle crumble 'ı çok andırıyor bu nedenle yalancı crumble 'da denebilir. Vişne bitmeden bu güzel tatlıyı denemenizi öneririm. Afiyet olsun.(Tarif Lezzet dergisinin Şımartan Tatlar ekinden alınmıştır)
Malzemeler: 8 kişilik
Üzeri için:
90 gr.tereyağı
1,5 su bardağı un
1 tutam tuz
1 su bardağı toz şeker
Kek için:
1 su bardağı un
yarım çay kaşığı kabartma tozu
1 tutam tuz
120 gr.tereyağı
1 su bardağı pudra şekeri
4 yumurta
400 gr. çekirdekleri çıkarılmış vişne
1 tatlı kaşığı vanilya
Hazırlanışı:
Tereyağı küçük küpler halinde kesilir. Un, şeker, tuz ve soğuk tereyağı küpleri bir kaba konur ve iyice karıştırılır. Ufak hamur parçaları haline gelince üzeri kapatılıp buzdolabına konulur ve yarım saat bekletilir. Kek için un, kabartma tozu ve tuz bir kapta karıştırılır. Tereyağı ve pudra şekeri başka bir kapta çırpılır. Yumurtalar teker teker bu karışıma eklenir ve çırpmaya devam edilir.Vanilya eklendikten sonra mikserin hızı düşürülüp un ilave edilir. Hamur yağlanmış bir kaba aktarılır. Çekirdekleri çıkarılan vişneler hamurun üzerine dizilir. Buzdolabından çıkarılan diğer hamur vişnelerin üzerine serpilir. Önceden ısıtılmış 180 'C fırında 40-45 dak. (üzeri kızarana kadar) pişirilir. Fırından çıkarılınca 1 saat bekletilip, çay ya da kahve ile beraber servis yapılır.
AFİYET OLSUN
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...