Harire

31 Ağustos 2010 Salı

 

Hilal yöresel yemekler yaptığında fotoğraflara dalar gider, hayran hayran seyrederim. Geçtiğimiz Mayıs ayında bu yöreye yaptığım gezide Mardin'de Cercis Murat Paşa konağında yediğim bir tatlı beni mest etmişti. Bunun ne olduğunu sorduğumda bana Mardin-Midyat yöresine özel pekmezle yapılan "Harire tatlısı" olduğunu söylediler. Dondurmayla beraber sunulan son derece hafif bu tatlı o zamandan beri hep aklımdaydı. Sıcak geçen Ramazan günlerinde hafif , serin ve farklı bir tatlı düşünürken birden aklıma o güzel tatlı geldi ve hemen ilk kez Harire'yi denedim. Dondurma ile soğuk soğuk yenen bu hafif tatlıyı iftar için sizlere de öneririm.

Türk mutfağı içinde Güneydoğu Anadolu mutfağının bende ayrı bir yeri vardır oranın yemeklerine aşığımdır. Zaman zaman yapmaya da çalışırım. Bloglarda bu yöreye ait yemekler olunca daha fazla incelerim. Örneğin sevgili
Malzemeler. ( 6 kişilik)
1 su bardağı pekmez
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
5 su bardağı su
yarım tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı yeni bahar
ceviz içi(istenilen miktarda)
sade dondurma
Hazırlanışı:
Pekmez, un, tozşeker, su bir tencereye konulur ve mikser ile iyice çırpılır. Orta derece ateşte yavaş yavaş karıştırılarak pişirilir. Hafif kaynamaya başlayınca tarçın, yenibahar eklenir ve karıştırılır. Kaynayınca altı kapatılır ve kaselerin yarısına kadar boşaltılır. Üzerine ayıklanmış ve dövülmüş ceviz (dişe gelecek kadar büyüklükte olmalı un ufak dövülmemeli) konulur(istediğiniz miktarda koyabilirsiniz) Üzerine tekrar karışım dökülür. Hafif ılınınca buzdolabına konulur ve iyice soğuması beklenir. İyice soğuyunca buzdolabından çıkarılır ve üzerine sade dondurma konulup, soğuk soğuk servis edilir.
AFİYET OLSUN

Limonata

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Hepimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun. Sıcak günleri yaşamaya devam ettiğimiz için bu sıcaklardaki en serin ve en sağlıklı içeceklerden biri olan ev yapımı Limonata tarifim var bugün. Afiyet Olsun.
Malzemeler:
5 adet limon
6 su bardağı kaynar su
150 gr.toz şeker
Hazırlanışı
Limonlar iyice yıkanıp, kurulanırlar. Limonların kabukları rendelenir ve kendileri sıkılır. Rendelenen kabuklar bir sürahiye konulur, üzerine sıkılan limon suyu eklenir ve toz şeker ilave edilir. Son olarak sürahiye 6 su bardağı kaynar su konulur. İyice karıştırılır, üzeri kapatılır ve ılınması beklenir. Ilınınca buzdolabına konulur 1 gün bekletilir. 1 gün sonra sürahinin tamamı tülbentten süzülür ve servis yapılacak sürahiye alınır. Soğuk olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN

Sebzeli Makarna

29 Ağustos 2010 Pazar

Herkese iyi Pazarlar. Sıcaklarda fazla ağır yemekler yenilmediği için makarna en çok tercih edilen yemeklerin başlarında geliyor. İçine konulan ek tatlarla ayrı bir lezzet haline geldiği için de sofraların vazgeçilmezi oluyor. Makarna ayrıca yemek seçen çocuklara bazı şeyleri farkettirmeden yedirtmek için büyük bir şans. Bugün tarifini yayınladığım sebzeli makarnanın (yaz olduğu için kabak, patlıcan ve domates kullandım) içine çocukların yemedikleri sebzeler küçük küçük doğranıp konulursa ve üzerine de hepsinin tadını bastıran parmesan ya da ketçap eklenirse çocuklar makarnayı afiyetle yerler. Çocuklara sebze yedirmek için denemeye değer değil mi?
Malzemeler:
1 paket makarna(ben Penne makarna kullandım)
2 orta boy patlıcan
2 orta boy kabak
2 orta boy domates
1 diş sarımsak(istenirse konulmayabilir)
tuz
karabiber
kuru fesleğen
zeytinyağı
Hazırlanışı:
Makarna tuzlu kaynamış suda paketin üzerinde belirtilen süre kadar haşlanır, süzülür(soğuk sudan geçirmeyin) Yıkanan, ayıklanan patlıcanlar küp küp doğranır ve bir süre acılığının geçmesi için tuzlu suda bekletilirler. Kabaklar ayıklanıp, soyulur ve ince ince doğranırlar. Domateslerin de kabukları soyulur ve küp küp doğranırlar.Bir tencereye ya da woka zeytinyağı konulur, hafifçe kızdırlır dövülmüş sarımsak ilave edilir, hafifçe kavrulur. Patlıcan eklenir ve birlikte karıştırılır, patlıcanlar pişirilir, ardından kabak ve domates ilave edilip, aynı işlem yapılır.Tuz, karabiber ve kuru fesleğen eklenir ve karıştılır. Suyu süzülen makarna bu karışıma eklenir ve hepsi karıştırılıp, iyice harmanlanır. Servis tabağına alınan makarnanın üzerine rendelenmiş parmesan peyniri serpilir ve sıcak sıcak servis edilir.
AFİYET OLSUN.

Vişne Kompostosu

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Herkese güzel bir Cumartesi diliyorum. Sıcaklar bugün yeniden kendini hissettirecekmiş özellikle yarın çok sıcak olacakmış(Hava Durumunda böyle söylüyorlar) Madem sıcak olacak önlemimizi alalım ve buz gibi vişne kompostomuzu buzdolabımızdan eksik etmeyelim. Afiyet olsun.
Malzemeler:
1kg.vişne
10 su bardağı su
2 su bardağı toz şeker
Hazırlanışı:
Vişneler saplarından ayıklanır ve yıkanır. Bir tencereye su ve toz şeker konulur ve şeker erşiyene kadar karıştırılır. Su kaynamaya başlayınca vişneler ilave edilir ve bir iki taşım kaynatılır. Ateşten alınan komposto buzdolabında soğutulduktan sonra soğuk soğuk servis yapılır.
AFİYET OLSUN


Güllaç

27 Ağustos 2010 Cuma

Herkese hayırlı Cumalar. Yine bir haftanın sonuna geldik zaman ne çabuk geçiyor, Ramazanı bile yarıladık ve yavaş yavaş Bayramı konuşmaya başladık. Ramazanın vazgeçilmez tatlısı Güllaç ile haftasonuna tatlı girelim istedim. Afiyet olsun.
Malzemeler:(10 adet)
5 adet güllaç yaprağı
4 su bardağı süt
2 su bardağı toz şeker
1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
1 su bardağı ayıklanmış, dövülmüş şam fıstığı
Üzeri için:
İnce ince kıyılmış şam fıstığı(istenilen miktarda)
kiraz şekeri (istenilen miktarda)
Hazırlanışı:
Bir tencerede süt ve toz şeker karıştırılarak kaynatılır ve kaynayan süt biraz ılıtılır. Geniş bir tepsiye parlak kısmı üste gelecek şekilde konulan güllaç yapraklarının üzeri ılık süt ile iyice ıslatılır.İyice ıslanan güllaç yaprağı ortadan ikiye ayrılır ve bir kısmı düz bir zemine yayılır. Uç kısmına dövülmüş ceviz ve dövülmüş şam fıstığı yayılır. Kenarları içe doğru katlanır ve rulo şeklinde sarılır. Rolu tepsiye yerleştirilir. Tüm yapraklar için aynı işlem yapılır ve hepsi tepsiye dizilir. Ruloların üzerine kalan sütün tamamı yavaşça gezdirilerek dökülür. 1.5 saat buzdolabında bekletilir. Buzdolabından çıkınca servis tabağına alınır, üzerine istenilen miktarda ince ince kıyılmış şam fıstığı serpilip, kiraz şekeri konularak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

Bademli Pilav eşliğinde Patlıcanlı Köfte-Kotanyi Yarışması

25 Ağustos 2010 Çarşamba



Kotanyi Yemek Yarışmasına Cezayir Mutfağına özgü bir yemeğin bize adapte ettiğim şekli olan Bademli Pilav Eşliğinde Köfte ile 2. tarifimi gönderdim. Cezayir Mutfağında yer alan "Patlıcanlı Tajin"nin orjinalinde patlıcan köfte harcına çiğ olarak konuluyor ben bunu közleyerek kullandım. Ayrıca köfteyi kızarttıktan sonra domates, soğan, sarımsak ile ile hazırlanan bir sos ile tekrar pişiriyorlar bu bana biraz fazla sarımsaklı ve ağır geldiği için bu kısmını çıkardım ve bademli, bol baharatlı dereotlu bir pilav ile yeni bir şekle soktum. Bakalım beğenecekmisiniz? Tarifimi beğenirseniz Kontanyi Yemek Yarışmasında Bademli Pilav eşliğinde Patlıcanlı Köfte için 5 yıldız Mükemmel oyunu tıklamanızı bekliyorum


Malzemeler:
Köfte harcının malzemeleri;
Yarım kilo kıyma
3 adet közlenmiş patlıcan
1 adet kuru soğan
yarım su bardağı galeta unu
1 adet yumurta
1 büyük diş sarımsak
1 tatlı kaşığı Kotanyi tarçın
1 çay kaşığı Kotanyi yenibahar
Kotanyi karabiber
yarım çay kaşığı kişniş
tuz
Pilav malzemeleri:
2 su bardağı pirinç
100 gr.iç badem (kabukları soyulmuş)
1 adet kuru soğan
yarım demet dereotu
2 su bardağı su
1,5 tatlı kaşığı Kotanyi yenibahar
1 tatlı kaşığı Kotanyi tarçın
tuz
sıvıyağ
Köftelerin kızartılması için:
Galeta unu
Sıvı yağ ya da tereyağı
Hazırlanışı:
Kıyma, közlenmiş ve küçük küçük doğranmış patlıcan, küçük küçük doğranmış soğan, iyice ezilmiş sarımsak, galeta unu, yumurta, tarçın, yenibahar, karabiber, tuz ve kişniş bir kaba alınır iyice karıştırılıp, yoğurulur. Bu harçtan küçük küçük parçalar alınıp, el içinde yuvarlanarak köfte yapılır. Bu köfteler galeta ununa bulanır ve kızdırılmış sıvıyağda kızartılır. Kızartılan köfteler kağıt havlu üzerine alınarak fazla yağın gitmesi sağlanır. Ayrı bir kapta kabukları soyulmuş olan bademler pembeleşinceye kadar yağda kavrulurlar. Bademlere yıkanmış ve süzülmüş pirinç eklenir.Pirinç tane tane olana kadar kavrulur. Küçük küçük doğranmış soğan eklenir ve karıştırılarak kavrulur. Yenibahar, tarçın ve tuz eklenir, üzerine sıcak su konulur, ağzı kapatılarak pişirilir. Altı kapanmadan hemen önce ince ince kıyılmış dereotu ilave edilir. Pilav demlendikten sonra pilav ve köfteler bir servis tabağına alınarak birlikte servis edilir.
AFİYET OLSUN

Körili Peynirli Gül Böreği-Kotanyi Yemek Yarışması

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Herkese merhaba. Kotanyi Sofrası Yemek Yarışmasına katıldığımı daha önce söylemiştim. (buna yarışma yerine etkinlik desem daha doğru. Çünkü tüm katılımcılar harika şeyler ile katılıyorlar ve hepsini hayranlıkla izliyorum üstelik bazılarını da şahsen tanıyorum)

Yarışmada özgün şeyler istendiği belirtildiği için bana göre körinin pek kullanılmadığı peynir+köri karışımı ile hazırladığım Körili Peynirli Gül Böreğimi yarışmaya gönderdim.
Tarife geçmeden önce diğer katılımcı arkadaşlara başarılar dilerim. Eğer benim için oy kullanmak isterseniz "körili gül böreğine "mükemmel 5 yıldız " oyunu verebilirsiniz.
Teşekkürler.
Malzemeler:(12 adet için)
3 adet yufka
250 gr. rendelenmiş beyaz peynir
1 su bardağı yoğurt
2 adet yumurta
1 çay bardağı zeytinyağı
1/2 paket kabartma tozu
1 demet maydonoz
1,5 çay kaşığı Kotanyi köri
tuz
Üzeri için:
Kotanyi susam
Kotanyi çörekotu
1 çay kaşığı Kotanyi köri
Hazırlanışı:
Bir kabın içerisinde rendelenmiş beyaz peynir, ince ince kıyılmış maydanoz, 1,5 çay kaşığı köri(köri miktarını ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz) ve tuz konulup iyice karıştırılıp, harmanlanır. Ayrı bir kapta da yoğurt, yumurta, zeytinyağı ve kabartma tozu iyice karıştırılır. Yufkalar üst üste konulup, dört eşit parçaya kesilirler.(12 üçgen parça elde edilir.) En üstteki yufkaya fırça ile hazırlanan yoğurtlu karışımdan sürülür. Yufkanın geniş kısmına peynirli, körili harçtan konulup, yufka sigara böreği sarar gibi rulo şeklinde sarılır. Sarma işlemi bitince rulo kendi etrafında dolanır ve uç kısmı alt tarafa sıkıştırılır. Tüm yufkalar için aynı işlem yapılır. Elde kalan yoğurtlu karışımın içine bir çay kaşığı köri ilave edilir, iyice karıştırılır. Bu karışım tüm böreklerin üzerine sürülür. Son olarak böreklerin üzerine bolca susam ve çörekotu serpilip, 180C fırında kızarana kadar pişirilir. Sıcak olarak servis edilir.
AFİYET OLSUN

Kabak Kalye


Herkes iyi haftalar dilerim. Hazır biraz nefes alabildik, sıcaklar daha doğrusu nem biraz mola verdi ben de bir yemek tarifi ile haftaya başlayayım istedim. En hafif sebzelerden biri olan ve her türlü yemeği yapılabilen kabağın işte kıymalı kalye tarifi.
Malzemeler:
5 adet orta boy kabak
200 gr.kıyma
1 çay bardağı pirinç
1 adet orta boy kuru soğan
2 adet domates
1 yemek kaşığı domates salçası
tuz
zeytinyağı
dereotu
Hazırlanışı:
Kabaklar, kabak ayıklayıcı ile tırtıklı olarak temizlenir, sapları kesilir ve yıkanır .Halka halka dilimlenirler. Bir kapta zeytinyağında küçük küçük doğranmış soğanlar kavrulur üzerine kıyma eklenir ve kıyma da kavrulur. Salça ve kabaklar da eklenir ve çevrilirler. Üzerine küçük küçük doğranmış domatesler,yıkanmış pirinç eklenir. Suyu ve tuzu konulup, pişirilir. Altının kapanmasına yakın ince ince doğranmış dereotu eklenir. Piştikten sonra servis edilirken derotunun kalanı da üzerine serpilir ve servis yapılır.
AFİYET OLSUN

Kotanyi Sofrası Yemek Yarışması

22 Ağustos 2010 Pazar

Kotanyi Sofrası Yemek Tarifi Yarışması

Kotanyi kuruluşundan bugüne gıda sektöründe her türlü yeniliğin öncüsü olmuştur. Bu misyonunu sosyal medya ve bloglar söz konusu olduğunda da yerine getirmektedir. Bu amaçla Ramazan boyunca devam edecek olan “Kotanyi Sofrası” yemek tarifi yarışması düzenlenmiştir. 20 yemek blogu yazarı Ramazan ayı boyunca Kotanyi ürünleri ile hazırlamış oldukları yemeklerin tariflerini ve fotoğraflarını www.kotanyisofrasi.com sitesine yükleyecekler. Yarışma sonunda en çok oyu alan 3 yemek blogu yazarına tüm yarışmacıların katılacağı bir yemek ile birlikte sürpriz ödüller verilecek.

Bu yarışmaya katılan 20 yemek blog yazarı arasında ben de bulnmaktayım. Tarifim ile yer alacağım Kotanyi Sofrası sitesini Ramazan ayı boyunca sizler de ziyaret edebilirsiniz.

Yarışma için desteklerinizi bekliyorum

Deniz Börülcesi Salatası

20 Ağustos 2010 Cuma

Herkese hayırlı Cumalar. Sıcaklarda yenebilecek hafif bir lezzet ile haftasonuna girelim diye düşündüm ve işte çok sevdiğim salatalardan biri.
Malzemeler:
2 demet deniz börülcesi
1 adet limonun suyu
1,2 diş sarımsak
zeytinyağı
Hazırlanışı:
Börülcenin kök kısımları temizlenip, ayıklanıp yıkanır. Kaynayan suda yumuşayıncaya kadar haşlanır.(Çok fazla haşlanmamalı biraz diri kalmalıdır) Haşlandıktan sonra dirilikleri ve renklerinin yeşil kalması için soğuk suya daldırıp çıkarılır. Sap kısımlarından tutup sıyrılarak kılçıklarından temizlenirler. Bir kapta limon suyu, dövülmüş sarımsak ve zeytinyağı iyice karıştırılıp, sos hazırlanır. (Deniz Börülcesi tuzlu olduğu için ayrıca tuz konulmaz.)Servis tabağına alınan deniz börülcesinin üzerine sos dökülür ve iyice karıştırılıp, servis edilir.
AFİYET OLSUN

Salça Yatağında Zeytin

19 Ağustos 2010 Perşembe

Haftasonları kahvaltılarda, çay saatlerinde, Ramazanda ister iftarda ister sahurda sofralarda kendine kolayca yer bulan hazırlaması çok basit, tadı harika olan bir lezzeti sizlerle paylaşmak istiyorum
Malzemeler:
Biber salçası (isteğe göre acı ya da tatlı ve miktarı size kalmış)
Kırma yeşil zeytin (miktarı size kalmış)
zeytinyağı
kekik ve /veya nane
Hazırlanışı
Teflon tavaya zeytinyağı konulur ve hafifçe kızdırılır. Salça bu yağın içine alınır ve yakmadan kavrulur. İçine çekirdekleri ayıklanmış zeytinler eklenir ve beraberce döndürülerek karıştırılır, ocaktan alınmasına yakın kekik ve /veya nane (isteğinize göre başka baharatlar da katabilirsiniz) eklenir, karıştırılır ve ocaktan alınır . Servis tabağına alınarak , taze sıcak pide ile hemen servis edilir.
AFİYET OLSUN

Zeytinyağlı Barbunya

18 Ağustos 2010 Çarşamba


Herkese merhaba. Sıcak günlerde özellikle iftarda rahatlıkla yenilebilecek hafif ve serin bir tat olan Zeytinyağlı Barbunya'nın tarifini vermek istiyorum.
Malzemeler:
1kg taze barbunya
1 adet büyük kuru soğan
2 adet domates
1 adet havuç
1 tatlı kaşığı toz şeker
tuz
1 çay bardağı zeytinyağı
3 su bardağı su
maydanoz
Hazırlanışı:
Ayıklanan barbunyalar haifçe haşlanır ve suyu dökülür. Bir tencerede küçük küçük doğranmış soğanlar ve havuç zeytinyağında haifçe kavrulur. Rendelenmiş domates eklenir bir iki karıştırılıp, 3 su bardağı su konulur. Kaynamaya başlayınca barbunyalar ilave edilir. Tuz, şeker eklenir kaynayınca altı kısılır. Pişince tencerenin kapağı kapalı olarak ılınması beklenir. Servis tabağına alınır ve üzerine kıyılmış maydanoz konularak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

Pao de Queijo -Güney Amerika'dan başka bir tat

16 Ağustos 2010 Pazartesi



Herkese iyi haftalar dilerim. Temmuz ayının sonunda gerçekleştirdiğimiz Güney Amerika gezimde gittiğim ülkelerin ağız tatlarının ve mutfaklarının bizimkiyle benzerlik gösterdiğinden bahsetmiştim. Sizlere Arjantin'den verdiğim empanada tarifinden sonra bugün de Brezilya'da adım başı rastlayabileceğiniz ve bizim ağız tadımıza son derece uygun bir tadın tarifini vereceğim. Pao de Queijo denilen peynirli ekmek ya da peynir ekmek Brezilya'da çok sevilen ve en fazla yenilen hamur ürünlerinden biri. Özellikle kahvaltılarda ve günün her saati atıştırmalık olarak yeniliyor. Brezilyalılar bu ekmeği evlerinde yapmak yerine hazır almayı daha fazla tercih ediyorlar ve bu nedenle Pao de Queijo adım başı bulunan fırınlarda, kafelerde sıcak sıcak satılıyor. Hatta supermarketlerde bu ekmeğin hamurunu pişmeye hazır halde bulabiliyorsunuz. Bu peynirli ekmeği satan özel fırınlar bile var. Rio de Janeiro'da adım başı rastladığımız ve rehberimizin söylediğine göre tüm Brezilya'da bulunan "Casa do Pao de Queijo" bunların en meşhur olanı. Biz de buradan aldığımız Pao de Queijo'larımızı yerken hem fotoğrafladık hem de tarifini aldık. Bu fırınlarda bu ekmeğin yanında milföy hamuru benzeri hamurların içine tavuk, kıyma, parça et ve peynir konularak yapılan börekler de satılıyor. Pao de Queijo'yu henüz evde denemeye fırsatım olmadı ama anılarım tazeyken tarifi sizlerle paylaşayım istedim.
Malzemeler:
500 ml.un
240 ml.süt
120 ml.zeytinyağı
120 ml.su
1 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri (orada farklı peynirler de kullanıyorlar)
2 adet yumurta
tuz
Hazırlanışı:
Zeytinyağı, süt, su ve tuz bir kaba konulur ve karıştırılarak ateşte ısıtılır. Kaynamaya başlayınca ateşten alınır ve kenarda 10-15 dak soğumaya bırakılır. Ayrı bir kapta 2 yumurta ve parmesan peyniri karıştırılır. Başka bir kaba un konulur ve unun içine zeytinyağı, süt ve sudan oluşan karışım dökülür ve karıştırılır. Üzerine yumurta parmesan peyniri karışımı eklenir ve hepsi iyce karıştırılarak hamur elde edilir. Fırın 190 C'ye ayarlanır . Karışım fırın tepsisine yayılan fırın kağıdının üzerine küçük toplar şeklinde (kaşıkla) konulur. 15 dak. fırında pişirilir. Rengi hafifçe dönünce fırından alınır biraz bekletilir ve sıcak sıcak servis yapılır.




AFİYET OLSUN

Kahve Dünyasından Mis gibi Türk kahvesi ve Çikolata kaplı Lokumlar

15 Ağustos 2010 Pazar


KAHVE DÜNYASI, MİS GİBİ KOKAN TÜRK KAHVESİ İLE SOHBETLERİ TATLANDIRAN
ÇİKOLATA KAPLI LOKUM ÇEŞİTLERİNİ RAMAZAN İÇİN ÖNERİYOR!..

Pek çok kişi için bir tutkudur köpüğü yerinde iyi kavrulmuş Türk kahvesinin mis gibi kokusu…Hele yanında sohbetleri tatlandıran çikolata kaplı lokum da varsa kahvenin keyfine doyum olmaz…
Kahve Dünyası geleneksel Ramazan sohbetlerini Türk Kahvesi ve çikolata kaplı lokum çeşitleri ile unutulmaz kılmayı öneriyor. İftar davetlerinde ikramlık ya da hediyelik olarak sunulan Kahve Dünyası Türk Kahve ve lokum çeşitlerini şık paketleri ile Ramazan için sunuyor.
Kahve Dünyası’nın özel kavrulma tekniği ile en iyi çekirdekler kullanılarak ürettiği geleneksel Türk Kahvesi; 100 ve 250 gr’lık Kilitli Paketlerde orta kavrulmuş ve çok kavrulmuş olarak iki farklı seçenekte sunuluyor. Ayrıca Damla Sakızlı Türk Kahvesi ile İstanbul 2010 özel harman Türk Kahvesi seçenekleri de farklı damak tatlarına da hitap ediyor.
Türk Kahvesi’nin yanında Kahve Dünyası’nın Ramazan sofraları için eşleşme önerisi; Kahve Dünyası klasiği olan sütlü ve bitter çikolata kaplı fıstıklı lokum çeşitleri…Özellikle fıstığın en kalitelisinin bolca kullanıldığı Kahve Dünyası’nın çikolata kaplı fıstıklı lokumu; % 25 fıstık oranı ile fıstığı en yoğun olduğu lokum olarak diğerlerinden farklılaşıyor…
Türk Kahvesi ve çikolata kaplı lokumun eşsiz birlikteliğini keyifli sohbetleriniz için Kahve Dünyası mağazalarından ya da Carrefour’larda yer alan Kahve Dünyası Corner’larından bulabilirsiniz…
Ramazan’da Kahve ve Çikolata Keyfi Kahve Dünyası’ndan…


AFİYET OLSUN

Empanada-Güney Amerika'dan bir tat

13 Ağustos 2010 Cuma

Ramazanın bu ilk Cuması herkese hayırlı olsun. Tatilimi geçirdiğim Güney Amerika da gerek Brezilya'da, gerekse Arjantin'de bizim ağız tadımıza uygun pek çok yemekle ve lezzetle karşılaştım. Bu iki ülkede de insanlar hamur işlerini çok seviyor ve yiyorlar. Bugün size Arjantin'in meşhur Empanada (içine çeşitli malzemeler konularak pişirilen hamur) tarifini vereceğim. Empanada fırında pişirildiği gibi kızartılarak da hazırlanabiliyor. Arjantin'de genellikle fırında yapılırken, Iguazu'da kızartmayı tercih ediyorlar. Tarife geçmeden önce Empanada hakkında derlediğim kısa bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.(Önümüzdeki günlerde Brezilya'dan da bir tarif vereceğim)
Empanada: İspanya, Meksika, Filipinler ve başta Şili, Arjantin, Paraguay olmak üzere Güney Amerika'da içi doldurularak yapılan ve yenen bir börektir. Bolivya'da Empanada'ya Salteña denir ki adını, kökeninin geldiği yer olarak tahmin edilen Arjantin şehri Salta'dan alır. Arjantin'de empanadalar genelde 10 cm civarında ve yarımay şeklindedir. Sığır eti doldurulmuş (empanada de carne), tavuk eti doldurulmuş (empanada de pollo), jambon ve peynir doldurulmuş (empanada de jamón y queso) ve diğer malzemelerle doldurulmuş (ton balığı, soğan, ıspanak, v.b.) empanada türleri mevcuttur.(kaynak:Vikipedi)
Empanadanın gerek görüntüsünün, gerekse tadının bizim böreklerimizden(kızartılarak yapılanı çiğ böreğimiz ile tıpatıp aynı) hiçbir farkı olmadığı için seveceğinizi umuyorum.
Malzemeler:(Fırında pişirilen)
Hamur için:
3 bardak un
3 yemek kaşığı tereyağı(küp, küp doğranmış )
1 adet yumurta
1 adet yumurta beyazı
1 tatlı kaşığı tuz
Yarım su bardağı su
1 tatlı kaşığı sirke
İç malzemesi:
İsteğe göre kıymalı, tavuklu, parça etli, peynirli, sebzeli vb.harç
Üzeri için
1 yumurta
1 yemek kaşığı su
Hazırlanışı:
Bir kapta su, yumurta beyazı, yumurta ve sirke karıştırılıp, iyice çırpılır. Un, tuz ve tereyağı geniş bir kaba konulur ve parmak ucu ile iyice karıştırılır. Ortası açılır ve sıvı karışım içine dökülür. Hepsi iyice hamur olana kadar karıştırılır. Unlu bir zeminde yoğurulur, strece sarılıp dinlendirilmek üzere buzdolabına konulur. Buzdolabında bir saat bekletilir. Bu arada istenilen iç hazırlanır, pişirilir ve soğuyana kadar bekletilir.
Buzdolabından çıkarılan hamur beze büyüklüğünde parçalara ayrılır. Unlanan tezgahın üzerine konulur , üzeri hafifçe unlanır ve merdaneyle daire şeklinde açılır. Açılan hamurun yarısına iç malzeme konulur ve hamurun diğer kısmı üzerine kapatılır. Parmak uçlarıyla kıvıra kıvıra kenarları kapatılır. Tüm hamurlar için aynı işlem yapılır. Tepsiye yağlı kağıt serilir, empanadalar üzerine yerleştilir. Üzerlerine bir kapta karıştırılan yumurta ve su karışımı fırça ile sürülür. Önceden 180 C’de ısıtılmış fırında maks. 25 dak.(kızarana kadar) pişirilir. Ilınması beklenir ve servis edilir.
AFİYETOLSUN

İftar ve Sahur sofraları NAR ile bereketleniyor

12 Ağustos 2010 Perşembe


Ramazan günlerinde sofraların her gün iki türlüsü kurulur….Biri iftar sofrası, öbürü sahur sofrası… İftar sofrası, saati belli olan ve akşam saatlerinde açılan sofradır... Ramazan sofralarının ilki olan iftar sofrası iki aşamalıdır. Birinci aşama “İftariye” denilen ilk fasıl, ikincisi de yemeklerin yendiği ikinci fasıl. İftariye, yemek öncesi açlığı bastıran bir tür çerez sofrasıdır… Küçük tabaklarda ve sahanlarda reçeller, peynirler, zeytinler ve benzeri yiyeceklerden teker teker alınır. Bunların yanında fırınlardan yeni çıkmış pideler vardır. Reçeller iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezidir…

İftar ve Sahur Sofraları NAR ile Bereketleniyor!...

NAR NATURAL & REGIONAL’IN RAMAZAN LEZZETİ ÖNERİSİ: İKRAMLIK REÇEL ve MARMELAT KOLEKSİYONU

Unutulmaya yüz tutan geçmişin tatlarını yaşatmak ve kendine özgü lezzetleri ile günümüzde yeniden sunmak misyonu ile kurulan NAR Natural & Regional, Ramazan sofraları için reçel ve marmelat çeşitlerini öneriyor!...

Geçmişte ikramlık bir gelenek olarak sunulan reçel ve marmelatlar, NAR ile yeniden yorumlanıyor!..Reçelin dondurma ve kaymak eşliğinde bir tatlı ikramı olarak sunumunu öneren NAR, portakal ve turunç kabuğundan Osmanlı çileğine, gülden karaduta, vişneden, mürdüm eriğine, ahudududan nane limona, kayısı marmelatından ekşi erik marmelatına birbirinden özel pek çok çeşidi ile şık kavanozlarında sunuluyor.

Anne lezzetlerini ve geleneksel reçel kültürünü devam ettirmeyi hedefleyen NAR’ın marmelat kolleksiyonunda yer alan reçel ve marmelat çeşitlerinde geçmişin o kendine özgü lezzetleri ve geleneksel tatları ile ev yapımı olarak sadece pancar şekeri ve meyveden üretiliyor.

Geleneksel olanla doğal olanı bir arada sunan NAR’ın reçel ve marmelat çeşitlerini, şık ve özel ambalajlarında diğer organik ve doğal ürünleri ile birlikte; NAR Gourmet internet sitesi www.nargourmet.com, ATÜ Duty Free / İstanbul Atatürk Havalimanı, Armaggan / Nişantaşı, Antre Gourmet / Cihangir, Maslak Mutfak Sanatları Akademisi / Material, Park Peynir / İstinye Park, Swiss Gourmet / İstanbul ve İzmir Swiss Otel, Moda Manavı / Moda, Kozyatağı ( Gourmet Garage) - Etiler -Kavacık - Kemerburgaz Şütte’lerde ve Zeytinhane/Ankara’da bulabilirsiniz…
www.nargourmet.com

AFİYET OLSUN

Carte d'Or Fabrika Gezisi

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Tatile çıkmadan önceki son haftasonu katıldığım ama tatil nedeni ile bir türlü yazamadığım Carte d'Or Fabrikasına yaptığımız geziyi biraz gecikmeli de olsa sizlere aktarmak istiyorum. Excel İletişim'den sevgili Aylin'in davetlisi olarak 2 otobüs Çorlu'daki fabrikaya gittik. Fabrika da öncelikle Nihan Kayı bize şirket ve mamuller hakkında bilgiler verdi. Daha sonra hayatımızda olabileceğimiz en stril hallerimiz ile fabrika yetkilileri ile gezimize başladık. Fabrikada herşey tam anlamı ile el değmeden yapılıyor. Herşey otomatik ve programlı olarak prosedürüne uygun işliyor. İnanın o fabrikayı gördükten sonra herkes gönül rahatlığı ile bu dondurmalardan yiyebilir ve özellikle çocuklarına yedirebilir.


Fabrika gezimizin sonunda yeni ürün olan Frambuazlı Pastayı tadıp, denedik. Harikaydı. Mutlaka denemenizi öneririm.
Gezi ve tadım sonrasında hepbirlikte fabrikanın bahçesinde hazırlanan piknik alanına geçip bizler için hazırlanan birbirinden güzel yemekleri yiyip, diğer katılımcılarla sohbet etme imkanı bulduk.
Yemek sonrasında tekrar otobüslerimizle geri döndük ve otobüslerden ayrılırken son derece tatlı hediyelerimizi alıp bu güzel günü noktalamış olduk. Böyle güzel bir organizasyonu düzenleyerek bizleri bilgilendiren fabrika yöneticilerine, Excel iletişime ve gün boyu bizlerle tek tek ilgilenen sevgili Aylin'e tekrar teşekkür ederim.

Mücver


Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını ve herkese Hayırlı Ramazanlar dilerim.
İster iftarda, ister sahurda rahatlıkla yenilebilen mücverin tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum afiyet olsun.
Malzemeler:
1 kilo kabak
2 adet kuru soğan
150 gr. beyaz peynir
4 fincan un
4 adet yumurta
2 demet dereotu
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
Svıyağ
Hazırlanışı:
Kabaklar kazınıp, sapları kesilip, yıkanırlar. Rendenin iri tarafı ile rendelenirler. Soğanlar ayıklanıp, rendelenirler. Peynir elle ufalanır, kuru ise rendelenir. Dereotu ince ince kıyılır. Bir kabın içerisine rendelenmiş kabak, soğan, peynir, dereotu, tuz, biber ve un konulur. İçine yumurtalar da kırılır ve tahta kaşık ile ezerek iyice karıştılır. Hamur haline gelene kadar karıştırmaya devam edilir. Tavada sıvıyağ kızdırılır. İyice kızdırılan yağa karışımdan kaşık kaşık dökülür ve kızartılır. Altı üstü aynı derece kızartılır. Kızartılan mücverler kağıt peçete üzerine alınır ve fazla yağının süzülmesi sağlanır. Yanında yoğurt ile servis edilen mücver sıcak olarak servis edilebildiği gibi soğuk olarak da yenilebilir.
AFİYET OLSUN

Ve Tatil Bitti...

9 Ağustos 2010 Pazartesi

İki haftalık tatilim bitti ve tekrar buradayım. Güney Amerikayı kapsayan ilk durağı harika sahilleri, meşhur Copacabana plajı, Sugar Loaf tepesi, Corcavoda Tepesi,
cana yakın, sıcakkanlı insanları ve ünü tüm dünyaya yayılan Sambacılarıyla meşhur Brezilya-Rio De Janeiro şehri,

ikinci durağı Parana nehri ile beraber Arjantin, Brezilya ve Paraguay arasında sınır olan, Unesco'nun dünya mirası listesine alınan, dünyanın en büyük 3. şelalesi olan ve içinde bulunduğu doğada pek çok farklı hayvan ve bitki türünü barındıran Iguazu şelalesi,
,
en son durağı da tarihin, sanatın, güzel sanatların içiçe geçtiği, farklı kültürlerin birleşmesiyle ortaya çıkan güzelliklerin yüzyıllardır yaşatılarak bugüne getirildiği, dünyanın en geniş caddelerinden birine sahip olan(18 şeritli), Maradona'nın ülkesi, Tangonun ana vatanı Arjantin-Buenos Aires şehri olan tatilimi bitirip, İstanbul'un insanı eritip, yok eden havasına geri döndüm.
Biraz kendime gelip, işlere adapte olup, sizlerin bloglarını ziyaret etmek istiyorum. Ne de olsa 2 haftadır uzak kaldım. Daha sonra yeni tariflerimle sizlerle olacağım.
Tekrardan hoşbuldum..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Alternatif Mutfak Copyright © 2009 Designed by Ipietoon Blogger Template for Bie Blogger Template Vector by DaPino